Kapat

Kategoriler

  • Basın Açıklamaları
  • Genel
  • İl Programları
  • Söyleşiler
  • TBMM Grup Konuşmaları
  • Videolar
Müsavat Dervişoğlu

Müsavat Dervişoğlu
İYİ Parti Genel Başkanı

Türlü hukuksuzlukların, bitmeyen utanmazlıkların, doymak bilmeyen hırsızlıkların son bulması için; milletimizden aldığımız güçle mücadele etmeye devam edeceğiz.

Müsavat Dervişoğlu Resmî Web Sitesi
  • ANA SAYFA
  • HAKKIMDA
  • İÇERİKLER
    • Basın Açıklamaları
    • Genel
    • İl Programları
    • Söyleşiler
    • TBMM Grup Konuşmaları
    • Tv Programları
    • Tüm Videolar
  • İLETİŞİM
Müsavat Dervişoğlu
Müsavat Dervişoğlu

ALMANYA-STUTTGART’TAYIZ…

19Nis’26

  • Basın Açıklamaları
WhatsApp'ta Paylaş
ALMANYA-STUTTGART’TAYIZ…
Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Almanya’nın Stuttgart kentinde partimizin Avrupa teşkilatı ile bir araya geldi. Avrupa’da yaşan Türklerin yaşadığı problemlere değinen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu,

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, Almanya’nın Stuttgart kentinde partimizin Avrupa teşkilatı ile bir araya geldi.

Avrupa’da yaşan Türklerin yaşadığı problemlere değinen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Bugün burada konuşacağımız meseleler, ayrı birer başlık gibi görünebilir. Ama aslında hepsi tek bir büyük gerçeğe işaret etmektedir. Yurtdışındaki vatandaşını siyasi nutuklarda sahiplenen, fakat gurbette yalnız bırakan bir anlayış vardır. İşte ben bunu değiştirmek için buradayım. Söz veriyorum bu düzeni mutlaka değiştireceğim. Ne Türk devletinden beklentileriniz sebebiyle ne de Türkiye’de olan bitenlerden dolayı burada başınız öne eğdirmeyeceğim” dedi.

30 yıl önceki problemlerin halen devam ettiğine işaret eden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Şimdi belki de ‘Yabancı bir ülkedeki toplantıda kendi ülkesini şikâyet ediyor’ diyecekler. Ben şu anda Almanların ülkesindeyim ama Türklere konuşuyorum. O yüzden yaptığım şey şikâyet etmek değil. Sorunları ortaya koymak ve o sorunların çözülebilmesi noktasında katkı sağlamaya çalışmaktır” ifadesini kullandı.

“MİLLİ HAVA YOLUMUZ BİLE FIRSATÇILIĞA TEVESSÜL EDİYOR”

İzin dönemlerinde artan uçak bileti fiyatlarına işaret eden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Bunu da bizim milli hava yolumuz yapıyor. Türk Hava Yollarına en çok ihtiyaç duyduğunuz dönemde, THY fiyatları artırıyor. Siz de yolculuğunuzu karayolu ile yapıyorsunuz. Üzülerek söylüyorum ki, bizim milli hava yolumuz bile böyle bir durumda fırsatçılığa tevessül ediyor” değerlendirmesini yaptı.

“YAZ GELİNCE GURBETÇİNİN CEBİNE PUSU KURULAMAZ”

“Memlekete kavuşmak niçin bir çileye dönüşsün? Bayram sevinci niçin kuyrukta tüketilsin?” diye soran Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Türkiye’ye gitmek isteyen kendi vatandaşına, yol boyunca sabır testi yaptıran bir düzeni mutlaka değiştireceğim. Biz bu meseleyi sadece duyduk, not ettik, geçtik demedik. Meclis’te defalarca gündeme getirdik. Burada bulunan milletvekilleri bu sorunlar kör ve sağır kalmadıklarını TBMM’de verdikleri önergelerle gösterdiler. Ancak bu ülkeyi yönetenler ve bu ülkenin başında zat bu sorunlara kör ve sağı kalmaya devam ediyor. Biz de onlara ‘İnsanın memleketine kavuşması bir lüks olamaz. Yaz gelince gurbetçinin cebine pusu kurulamaz’ diyoruz” şeklinde konuştu.

“GURBETÇİLERİMİZİ BAŞ TACI YAPIYORMUŞ GİBİ GÖSTERİP YORANLARDAN DA HESAP SORACAĞIZ”

Emeklilik konusunda da sorunlar olduğuna işaret eden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Yıllarca çalışmış, üretmiş, vergi vermiş, iki ülke arasında ömür tüketmiş insanlarımız; ikinci baharlarında mevzuat karmaşasıyla cebelleşiyor. Belki aklınızdan ‘Türkiye’den geldin. Bize Türkiye’yi anlatmanı bekliyorduk’ diyorsunuz. Ama ben Türkiye’den hiç kopmamış insanlara Türkiye’yi anlatmayı zul addediyorum. Onun için sizin derdiniz benim derdimdir. Bir yerde hakkı var, öbür yerde karşılığı belirsiz. Türkiye’den emekli olunca çalışma hayatı da sosyal güvenlik de başka bir sorun haline geliyor. Bir ömrü alın teri akıtarak geçirmiş insanlarımızı yormayacağız.

Gurbetçilerimizi baş tacı yapıyormuş gibi gösterip yoranlardan da hesap soracağız” dedi.

“BİR ÜLKENİN, KENDİ EVLADININ BİRİKİMİNİ HEBA ETMEYE HAKKI YOKTUR”

Diploma denkliğinin de ayrı bir yara olduğunu savunan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Yurtdışında okumuş, yetişmiş, meslek edinmiş insanlarımız ülkesine döndüğünde, önüne anlamsız duvarlar çıkıyor.Bilgisi var. Tecrübesi var. Ehliyeti var, bazıları gibi ‘Diploması yok’ diye itham de edilemezler, diploması var. Ama “dayısı”, “amcası” olmadığı için muhatap bulmakta zorlanıyorlar. Bu sadece bürokratik bir problem değil. Bu da bir niyet meselesidir. Bir ülkenin kendi evladının birikimini heba etmeye hakkı yoktur” dedi.

“TÜRK DIŞİŞLERİ’NİN BURADAN SESİMİ DUYMASINI İSTİYORUM”

Büyükelçilik ve konsolosluklarda da sorunlar yaşandığını aktaran Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Dediğimiz yer, sadece işlem yapılan bina değildir. Orası devletin vatandaşına değdiği ilk yerdir. İnsan oraya girdiğinde “ben kendi devletimin kapısındayım” diyebilmelidir. Kendi devletinin kapısına giden insanın, kendini yabancı hissetmesi, o ülkeyi zafiyet içinde gösterir ve kabul edilemez.

Yüksek harçlar, bitmeyen prosedürler, soğuk ve üstenci muameleler… Türk Dışişleri’nin buradan sesimi duymasını istiyorum. Bu böyle gitmez. Devlet böyle yönetilmez. Devlet vatandaşına böyle hizmet etmez. Konsolosluk hizmetleri hızlansın. Danışmanlık kapasitesi artsın. Yani sadece temsilcilik sayıları değil, onun kapasitesi arttırılsın” ifadesini kullandı.

“SANA SESLENİYORUM SAYIN ERDOĞAN…”

“Kesin dönüş yapmak isteyen vatandaşlarımız için araç düzenlemeleri de ayrı bir zulümdür” diyen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Vergi yükü, süre kısıtı ve bir dolu belirsizlik…Sana sesleniyorum Sayın Erdoğan: Gelen misafir değil, gelen turist değil; geldiği yer vatan, gelen de vatandaş, hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Bu vatandaş Suriyelilere tanınan avantajların kendisinden esirgenmesinden ziyadesiyle muzdarip” şeklinde konuştu.

“ÇANAKKALE’Yİ, ANITKABİR’İ BİLMELİLER”

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Dövizle askerlik meselesinde de daha gerçekçi, daha hakkaniyetli bir yaklaşım gerekir. Yurtdışındaki gençlerimizin Türkiye ile bağını kuvvetlendirmemiz gerekirken, onları yeni mali yüklerle ve yeni yabancılaşma duygularıyla karşı karşıya bırakamayız. Türkiye onlar için yalnızca büyüklerinden dinledikleri bir hikâye olmamalıdır. Çanakkale’yi bilmeli, Anıtkabir’i bilmeli, Kurtuluş Harbi’nin karargâhı yüce Meclis’in neyi temsil ettiğini bilmeli. Türkiye’yi bir anı değil, yaşayan bir vatan olarak hissetmeli, diliyle bütünleşebilmelidir” diye ekledi.

“TÜRKÇEYE SAHİP ÇIKMAK MİLLİ SORUMLULUĞUZDUR”

Avrupa Türklüğünün yeni kuşaklarının çok önemli olduğuna vurgu yapan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Türkçe gerilerse yalnız kelimeler eksilmez. Hafıza eksilir. Aile içindeki bağ eksilir. Geçmişle gelecek arasındaki köprü zayıflar. Kendi tarihi, aile albümüne iliştirilmiş eski bir resme dönüşür. Millet olmanın görünmez bağları gevşer. Bu yüzden Türkçe eğitimi herhangi bir yan başlık değildir. Bu, kimliğin, kültürün devamı meselesidir. Bir milletin geçmişine attığı çapayla, kendini geleceğe taşıma meselesidir. Biz istiyoruz ki, Türkçe eğitimi güçlensin. Öğretmenlerin niceliği de niteliği de artsın. Gençlerimize özel, eğitim ve değişim programları kurulsun. Yurtdışında okuyan gençlerimiz, barınmadan rehberliğe kadar yalnız bırakılmasın. Türkiye ile bağları, sadece yaz tatiline sıkışmasın. Kurumsal hale gelsin. Canlı hale gelsin. Güçlü hale gelsin. Geçmiş ve gelecek arasındaki çelik halatın adıdır Türkçe. Türkçeye sahip çıkmak milli sorumluluğuzdur” dedi.

“ORTAK TÜRK KİMLİĞİNİN PARÇALANMASI KONUSUNDAKİ ÇABALARI DİKKATLE İZLİYORUZ”

Avrupa’daki siyasi iklime değinen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Aşırı sağ yükseliyor. Yabancı düşmanlığı normalleştiriliyor. Türk toplumu bazen açık saldırıların, bazen örtülü dışlamanın hedefi haline getiriliyor. Bugün Avrupa Türkleri sadece “uyum” tartışmasının nesnesi değildir; aynı zamanda güvenlik kaygısının, kimlik baskısının, dışlanma riskinin muhatabıdır. Bu sebeple, alınması gereken tedbirlerin ertelenmesinin kimseye faydası yoktur. Ayrıca tehdit yalnızca kaba ırkçılık değildir. Bir de kimliği yumuşatarak silme çabası vardır. Ortak Türk kimliğinin parçalanması konusunda da bazı odakların eskiden beri çabalarını dikkatle izliyoruz. Bugün Türkiye’de de yaşanan suni parçalayıcı süreçlerin yollarını döşeyen habis çabalardan bahsediyorum. Etnik ve mezhepsel ayrışmalara asla yol vermeyeceğiz. Biz, Türk milleti olarak ortak hayata evet deriz ama kimliksizleştirmeye ve ayrıştırmaya asla müsaade etmeyiz” ifadesini kullandı.

“ALPARSLAN TÜRKEŞ’İN RAHLE-İ TEDRİSATINDAN GEÇİP YAŞI KEMALE ERDİKTEN SONRA DOĞU PERİNÇEK’İN KÖLESİ OLANLARA BURADAN LANET OKUYORUM”

Terörüz Türkiye adıyla yürütülen sürece değinen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşınan, bir caninin devlete yol gösterici vasfıyla tanımlanmasıyla bir terör örgütünün önünü açan, terör örgütünü normal vatandaşın önüne çıkaran, Müsavat Dervişoğlu’nu birilerine göre hain abdullah öcalan’ı da kurucu önder yapan süreci anlatacağım. Hepimizin geldiği yer belli. Hepimizi siyasi müktesebatı belli. Hepimizin bu ülke için sergileyeceği çaba belli, yapabileceği işler belli. Ama takdir edersiniz ki uzunca bir zamandan beri yapılanlar Türkiye’yi dar bir çerçeveye yerleştiriyor. Türk siyasetinde her gün yeni paradigmalar icat edenler var. Herhangi bir siyasi partiye, o siyasi partinin genel başkanına tarizde bulunmuyorum. Burada bulunan insanların büyük bir çoğunluğunu tanıyorum. Hangi rahle-i tedrisatından geldiklerini de biliyorum. Kim tarafından yetiştirildiğini, kimin ülküleriyle yetiştirildiğini, yetiştiğini de çok iyi biliyorum. İşte onun için isim vermeden parti adını zikretmeden; Alparslan Türkeş’in rahle-i tedrisatından geçip yaşı kemale erdikten sonra Doğu Perinçek’in kölesi olanlara buradan lanet okuyorum” şeklinde konuştu.

“ALLAH AŞKINA, ABD’NİN VERDİĞİ SİLAHI TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NE KİM TESLİM EDER?”

TBMM’de sürece karşı çıkan tek parti durumunda olduklarına işaret eden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Üzerimize düşen sorumluluğu gerçekleştirdik. ‘Buradan bir netice çıkarabilmeniz asla mümkün değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki meclis aritmetiğine bakarak ‘buradan arzuladığımız sonucu çıkarırız’ hevesine kapıldıysanız sizi uyarıyoruz; Bunu siz isteseniz bile büyük Türk milleti düşünceden eyleme asla dönüştürmez. Türk milletinin bölünmesine, Cumhuriyet’in yıkılmasına, vatan topraklarının ayrıştırılmasına, insanların birbirlerine hasım hale getirilmesine Türk milleti asla ve kata müsaade etmez’ dedik. Onlar da ‘Hele bir silahlarını bıraksınlar görelim’ dediler. ‘Terör örgütüne silahları biz verdik’ diyen süper güçler var. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, bölgede bazı etnik unsurlara silah verdiklerini ve Kürtlerin bu silahları arzu ettikleri bir biçimde kullanmadıklarını söylüyor ve şikâyette bulunuyor. Ayrıca bu ülkenin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri’nin güneyimizdeki birtakım bölücü unsurlara 40 bin tırlık askeri yardımda bulunduğunu ifade etti. Şimdi ben size soruyorum. Siz Almanya’da yetişmiş Türk milletinin kıymetli ve aydın evlatlarısınız. Allah aşkına, Amerika Birleşik Devletleri’nin verdiği silahı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne kim teslim eder?” dedi.

“İMRALI’DAKİ CANİ BAŞINI KENDİNİZE MİHMANDAR EDEREK HANGİ KÖTÜLÜĞÜ YAPMAK İSTİYORSUNUZ?”

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Şimdi de ‘Silah bırakma eylemi beklediğimiz gibi sürmüyor’ diyorlar. Bunun için Amerika Birleşik Devletleri’ni yeniden keşfetmeye gerek yok ki. Almanya’ya gel ve Avrupa’daki Türklerin temsilcilerini karşına alıp, ‘Avrupa’daki pkk terör örgütü faaliyetleri sizce devam ediyor mu, etmiyor mu?’ diye sor. (Salondan aynen geliyor sesleri üzerine) İşte milletin bu sesine kulak ver. pkk dediğin örgüt sıradan bir örgüt değil, bir narko terör örgütü. Bu örgütün bir çatı yapısı var. O çatı kck. Onun altında Türkiye’de pkk, Irak’ta pçdk İran’da pjak, Suriye’de de ypg-pyd var. Dünya büyük bir belayla uğraşmak mecburiyetinde iken siz kimin aklına uydunuz da böyle bir yol haritası tanzim ederek, İmralı’daki cani başını da kendinize mihmandar ederek, bu millete hangi kötülüğü yapmak istiyorsunuz? Bu sorunun cevabını sizden beklemek, Türk milletinin adlı değil midir?” ifadelerini kullandı.

“O CANİ, ÖMÜR BOYU AĞIRLAŞTIRILMIŞ HAPSE MAHKÛM EDİLMİŞ BİR VATAN HAİNİDİR”

Sürece dair eleştirilerini hatırlatan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “’Bir tek şeye sebep olarak, Türk milletinin tartışılmazlarının tartışılmasını sağlarsınız ve bu büyük milleti önümüzdeki 50 yıl boyunca büyük belaların içine istersiniz’ dedim. Neticede komisyon toplandı. Hiçbir şey konuşmadılar. Sadece abdullah öcalan taleplerini konuştular. Şimdi de abdullah öcalan’ın, İmralı’nın statüsünü konuşuyorlar. O statüyü buradan tarif ediyorum. İmralı adası üzerinde Türk bayrağı dalgalanan bir toprak parçasıdır. abdullah öcalan denen cani de ömür boyu ağırlaştırılmış hapse mahkum edilmiş bir vatan hainidir” şeklinde konuştu.

“TÜRK MİLLETİNİ BİRLEŞTİRMELİYİZ”

İYİ Parti’ye yapılan ‘birleşin’ çağrılarına işaret eden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Biz bu milleti birleştirmeliyiz. Sağcıyı, solcusuyla birleştirmeliyiz. Kürt’ü Türkmen’le birleştirmeliyiz. Alevi’yi Sünni’yle birleştirmeliyiz. Türk milletini birleştirmeliyiz” diye ekledi.

ABD BÜYÜKELÇİSİ BARRACK’A TEPKİ: “HER HALTA MAYDANOZ OLUYOR”

ABD Büyükelçisi Tom Barrack’a yüklenen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Amerika Birleşik Devletleri’nin bölge valisi sıfatlı bir büyükelçisi var. Her halta maydanoz oluyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın yerinde olsam, onu Türkiye’de bir dakika bile tutmam. İşte onun için Erdoğan gitmeli, Dervişoğlular gelmeli” değerlendirmesini yaptı.

“TAVİZ YOKTUR, TESLİMİYET YOKTUR, TAHAMMÜLÜMÜZSE HİÇ YOKTUR!”

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Teröristle pazarlık masasına oturanlarla, Cumhuriyet mevziisinden ayrılanlarla, 103 yılımızı aklınca “reklam arası ve parantez” görenlerle bu ülke yönetilemez. Devletin bekasını müzakere konusu edenlere karşı bizim duruşumuz, dün neyse bugün de odur: Taviz yoktur, teslimiyet yoktur, tahammülümüzse hiç yoktur!” dedi.

“ÇEYREK ASIRLIK KÖHNEMİŞLİĞİN SONUÇLARI BUNLAR”

23 Nisan, Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı öncesinde okullarda yaşanan silahlı saldırılara değinen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Büyük bir acı yaşadık. Sokaklardaki şiddet ve cinayet, okullarımıza kadar girdi, çocuklarımızı dahi esir aldı. Bu acıların bir daha asla yaşanmamasını temenni etmek, ölenlere, yaralananlara ve ailelerine sabır ve geçmiş olsun dilemekse yetmez. Münferit gibi görünen hadiselerin, toplumda biriken hukuksuzluk, adaletsizlik, yoksulluk, yolsuzluk gibi iç içe geçmiş sorunların bir sonucu olduğunu anlamaya mecburuz. Çeyrek asırlık köhnemişliğin sonuçları bunlar. Çeyrek asırlık bir iktidarın yaptıkları kadar yapmadıklarının, icraatlarının ve hatalarının trajik neticelerini tecrübe ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“KAPISININ ÖNÜNDE ANDIMIZI OKUTTURMAZSAM NAMERDİM”

Eğitim aksine Türkiye’deki birçok problemin çözülebileceğine işaret eden Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Son 25 yıllık dönem içerisinde eğitim sistemine vurulan darbenin telafi edilebilmesi kolay olmayacaktır. Eğitim hizmetlerinden eşit vatandaşlar olarak istifade etmemiz beklenirken, bugün Millî Eğitim Bakanlığı’ndan oturan zat; öğrencilerin özel okullara erişimlerinin kolaylaştırıldığından bahsediyor. Bir siyah önlüğümüz bir de beyaz yakalığımız vardı. Ama pazartesi günleri okula geldiğimizde ‘Türk’üm, doğruyum’ diye başlayan adımız ‘Varlığım, Türk varlığına armağan olsun’ diye bitiyordu. Eğitim sistemi de tertemiz evlatlar yetiştiriyordu. Bu konuda yerine getirilmeyen bir söz var. ‘Allah nasip edecek göreceksiniz. Öğrencileri toplayacağım ve Erdoğan’ın evinin önünde Andımızı okutturacağım’ demişti. Verilen birçok söz gibi, o söz de boşlukta kaldı. Benim sözüm biliyorsunuz boşta kalmaz. Şimdi buradan söylüyorum. Allah bize bu ülkeyi yönetmeyi nasip ederse, talebeleri kapısının önüne götürüp Andımızı okutturmazsam namerdim” şeklinde konuştu.

Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu şöyle devam etti:

“Böylesine sarsıcı bir hadisenin tek sorumlusu olarak da makam ve mevkilerde oturanları işaret etmiyorum. Çünkü yurttaş olmak, sorumlu olmak demektir. Ben o sorumluluk bilinciyle düşünüyor ve konuşuyorum. İktidarın yaptıkları ne olursa olsun; evlatlarımızı büyütürken, okuturken, onlara bir gelecek düşlerken sadece bir takım kariyer hedeflerinin, hırslarının odağıyla bakan, toplumun bir dayanışma ve paylaşma mecrası olduğu bilincini göz ardı eden genel anlayışı da sorgulamak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde bireyden aileye, aileden millete uzanan birliktelik zinciri kırılır. Kırıldığında da masumun değil, suçlunun; iyinin değil, kötünün;

cesurun değil, korkağın devri başlar. Eğitim sisteminin 9 kez değişmesi aslında cesurun değil, korkağın devrini başlatmak için yapıldı. İşte bugün, 23 Nisan’ın arifesinde, bu acının gölgesinde, büyük Türk milleti için, milli egemenliğimiz için, Cumhuriyetimiz için,

birinci vazifemizi hatırlamak ve gereğini yapmak mecburiyetindeyiz”

  • Etiketler:
  • Basın Açıklaması
  • İYİ Parti

Bu içeriği paylaş

© 2026 | by TeMiZ

  • www.musavatdervisoglu.com.tr