Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “Yürürlükte olan 1982 Anayasası’nda vesayet yok değil, elbette var! Var ama askeri yönetimlerin vesayetinden ziyade, yaptığınız anayasa değişikliklerinden kaynaklı olarak Recep Tayyip Erdoğan vesayeti var. Gelin, doğru bir iş yapmak istiyorsanız biz hazırız! Bu anayasadan bütün vesayetlerin izlerini silelim. İşe de Tayyip Erdoğan vesayetini kaldırmakla başlayalım. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi diye adlandırılan Tayyipizm’den, Türkiye’yi elbirliği ile kurtulalım!” dedi.
Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, 29 Mayıs Çarşamba günü TBMM grup toplantımızda konuştu.
2023-2024 sezonunu şampiyon olarak tamamlayan Galatasaray’ı tebrik eden Genel Başkanımız; spor müsabakalarının bile iktidarca düşmanlık alanı haline getirildiğini savundu. Genel Başkanımız; “İnsanımıza o 90 dakikalık keyfi bile çok görmüşlerdir. Cumhuriyet’in 100. yılında oynanacak süper kupa finalinden bugüne kadar, federasyonun ve hakemlerin konuşulmadığı, takımların ve taraftarların şikâyet etmediği tek bir hafta bile geçmemiştir. Buna rağmen asıl sorumlu olduğu bilinen hiç kimse istifa etmemiş, bilakis saraydan af gelmediği için görevine pişkinlikle devam etmişlerdir. Kavgalar çıkmış, insanlar neredeyse birbirini boğazlamıştır. Ancak ilgililer, ilgisizliklerini inatla sürdürmüşlerdir. Neden? Çünkü saray iktidarı; milleti böldükçe gücünü arttıran, milleti kavga ettirdikçe, koltukta kalma süresi uzatan bir müstemleke rejiminden farksızdır.” dedi.
“TAYYİPİZM’DEN, TÜRKİYE’Yİ ELBİRLİĞİ İLE KURTARALIM!’’
İktidar mensuplarınca “Sivil Anayasa” tartışmalarının yeniden gündeme taşındığına dikkat çeken Genel Başkanımız; “Yürürlükte olan 1982 Anayasası’nda vesayet yok değil. Elbette var! Var ama askeri yönetimlerin vesayetinden ziyade, yaptığınız anayasa değişikliklerinden kaynaklı olarak Recep Tayyip Erdoğan vesayeti var. Gelin, doğru bir iş yapmak istiyorsanız biz hazırız! Bu anayasadan bütün vesayetlerin izlerini silelim. İşe de Tayyip Erdoğan vesayetini kaldırmakla başlayalım. Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi diye adlandırılan Tayyipizm’den, Türkiye’yi elbirliği ile kurtaralım!” şeklinde konuştu.
“ERDOĞAN’IN YENİ KUTUPLAŞMA BOMBASI: ÇOCUKLAR MI ÖLSÜN, KÖPEKLER Mİ?”
Sokak hayvanları tartışması için “Erdoğan’ın yeni kutuplaşma bombası!” değerlendirmesinde bulunan Genel Başkanımız; “Çocuklar mı ölsün? Köpekler mi ölsün? Elbette soruları ölümle soracaklar! Çünkü, şairin de dediği gibi; onlar ümidin düşmanıdır, akar suyun, meyve çağında ağacın, serip gelişen hayatın düşmanı. İşte o yüzden sordukları da sorular da yaşamaya değil, ölüme dairdir. Çözümleri de toplumu her zaman ikiye bölmektir.” ifadesini kullandı.
İYİ PARTİ’NİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
İYİ Parti’nin çözüm önerilerini sıralayan Genel Başkanımız; “Yapılacak şeyin formülü bellidir: ‘Topla, Kısırlaştır, Aşıla, Koru’ Bu süreçte barınakların kapasitesi ve imkanları da arttırılmalıdır. Evcil hayvan ticareti tamamen yasaklanmalıdır. Hayvanlar takip edilmeli, onları sokağa terk edenlere yaptırım uygulanmalıdır. Yani hayvan hakları yasası çıkartılmalıdır” açıklamasını yaptı.
‘’MUHBİRLİK YAP, PARA KAZAN PROJESİ’’
Vergi kayıp kaçağına yönelik ihbar bildirimi uygulamasına tepki gösteren Genel Başkanımız yöntem için; “Biz adını ‘MUYAP’ koyduk. Yani muhbirlik yap, para kazan projesi” yorumunu yaptı. Genel Başkanımız; “Hayatın her alanında vatandaşı birbirine düşürerek siyasi rant sağlamaya çalıştıklarını biliyorduk ama bunu iktisadi alana taşıyacaklarını, daha da önemlisi istibdat dönemlerinden kalma ‘Sayın Muhbir Vatandaş’ uygulamasını hayata geçireceklerini doğrusu düşünememiştik.” şeklinde konuştu.“İlk ihbarı ben yapmak istiyorum. Bu ülkede yap işlet devret projeleriyle ihya ettiğiniz yandaş şirketler milyarlarca lira vergi kaçırıyorlar. Aflardan bahsetmiyorum bile! Gidin enselerine yapışın. Bu ihbarımdan dolayı bana vereceğiniz parayı da şimdiden emekli kardeşlerime bağışlıyorum.” diye ekledi.
“HIZLI KARAR ALACAĞIZ DİYE, DOĞRU KARAR ALMAYI UNUTTULAR”
Eğitimde yeni müfredatın onaylanmasına değinen Genel Başkanımız; “Talim ve Terbiye Kurulu 67 bin 284 öneriyi 6 günde görüşüp tek tek incelendiğini açıkladı. 67 bin 284 öneriyi sadece 1 dakika görüşseler, hiç uyumadan 47 gün sürerdi. Hızlı karar alacağız diye, doğru karar almayı yine unuttular. Bakan da jet hızıyla onayladı. Adaletsiz kaldıkça liyakatten, liyakatsiz kaldıkça eğitimden, eğitimsiz kaldıkça gençlerimizden ve geleceğimizden uzaklaşıyoruz. Çünkü bakmıyorlar, görmüyorlar. Darbe mi arıyorsunuz? İşte bunların hepsi darbe! Adalete darbe, eğitime darbe, gençliğe darbe, Türk milletinin varlığına darbe!” değerlendirmesinde bulundu.
“TÜRK ORDUSUNA KARŞI YAPILMIŞ EN BÜYÜK İHANET BUDUR”
Bir tuğgeneral ve ekibinin makam aracı ile göçmen kaçakçılığı yaparken yakalanmasına sert çıkan Genel Başkanımız; “Olayın soruşturması neticesinde âdeta ödül verilir gibi ilgili söz konusu general, apar topar emekliye sevk edildi. Milletimizin göz bebeği ve en hassas değerlerinden olan kahraman ordumuzun bu haberlere konu olması, personelinin bu tarzda işlere girişmesi tek kelime ile utanç vesilesidir. Türk milletine ve Türk ordusuna karşı yapılmış en büyük ihanet budur.” dedi.
‘’MAKAM TAZMİNATI, LÜTFEDİLEN BİR İMTİYAZ DEĞİL, KAZANILMIŞ BİR HAKKIN TEMİNATIDIR.’’
Emekli astsubaylara yönelik verilen makam tazminatı sözünün yerine getirilmediğine işaret eden Genel Başkanımız; “Buradan hükûmete sesleniyorum: Sözünüzü tutun! Makam tazminatı, lütfedilen bir imtiyaz değil, kazanılmış bir hakkın teminatıdır. İYİ Parti olarak görüşümüz şudur ki; astsubaylarımızın makam tazminatları derhal verilmeli, sözleşmeli astsubaylar muvazzaf statüsüne çıkarılmalıdır. Bu ülkenin vatandaşları, henüz hayattayken, neden huzurlu ve onurlu bir yaşam sürmelerine müsaade edilmiyor? Bunu soruyoruz.” ifadesini kullandı.
“TASARRUFU DAĞDA TERÖRİSTLE MÜCADELE EDEN ŞANLI TÜRK ASKERİNİN ALIN TERİNDEN YAPMAYACAKSINIZ”
Sözleşmeli erbaş ve erlerin keyfi şekilde iş akdine son verilmesine zemin hazırlayan kanun teklifine de tepki gösteren Genel Başkanımız; “İYİ Parti Genel Başkanı olarak buradan açıkça ifade ve ilan ediyorum. Haklarını teslim etmediğiniz yahut göz göre göre hakkını çiğnediğiniz bu askerler Fransız lejyonerleri değil, Ortadoğu’dan topladığınız çapulcular hiç değil! Bunlar şanlı Türk ordusunun kahraman neferleridir. Bu neferler ki; bugün Elbab’ta, Azez’de, Cerablus’ta vatan nöbeti tutuyor. Bu neferler ki; Gabar’da, Tendürek’te vatan savunuyorlar! Tasarrufu dağda teröristle mücadele eden şanlı Türk askerinin alın terinden değil, devlet malıyla zengin ettiğiniz yandaşlarınızdan yapacaksınız. Tasarrufa Mehmetçiğin hak ve hukukundan değil, 5 maaşlı saray bürokratlarınızdan başlayacaksınız. Tasarrufa Türk Cumhuriyeti’nin yılmaz ve yıkılmaz kalesi olan kahraman Türk ordusundan ve onun mensuplarından değil, Atatürk’ün kurduğu kurumlarda bir de onu tekfir ederek oturan lüks meraklılarından başlayacaksınız.” diye ekledi.
“NETANYAHU REJİMİ; HAYDUT, ZALİM VE GAYRIMEŞRU BİR REJİMDİR”
İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları üzerinden İsrail Başbakanı Netanyahu’yu hedef alan Genel Başkanımız; “Artık naylon çadırların bile hunharca bombalandığı bir insanlık trajedisi yaşıyoruz. İşgalci Netanyahu rejimi, savaş suçu, soykırım suçu ve insanlığa karşı suçlardan uluslararası hukukun nezdinde suçlu bulunmayı hak eden, haydut, zalim ve gayrimeşru bir rejimdir.” değerlendirmesini yaptı.
Grup Konuşmasının Tamamı:
Sayın milletvekilleri,Muhterem misafirler,Basınımızın değerli temsilcileri,Hepsi birbirinden kıymetli dava ve yol arkadaşlarımVe ekranları başında bizleri izleyen sevgili vatandaşlarım,Hepinizi en samimi duygularımla selamlıyor,Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.Haftalık grup toplantımıza hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.Konuşmama başlamadan önce,İki devlet, tek millet ve tek yürek olduğumuz,Can Azerbaycan’ımızın Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyorum.Türk’ün bağımsızlık aşkınıTüm dünyaya ilan eden kahramanlarımızı,Şükran ve minnet duygularıyla anıyorum.Tıpkı cennet mekan Mehmet Emin Resulzade’nin,“Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez”İfadesinde anlamını bulduğu gibi,Türk’ün bayrağı aydınlık ufuklarda,Coşku ve gururla dalgalanmaya devam edecektir.Sen çok yaşa Azerbaycan!Sana her an can kurban!Ve yine konuşmamın başında,2023-2024 sezonunuŞampiyon olarak tamamlayanGalatasaray camiasınıTebrik ederim.Dileriz ki,Avrupa’da mücadele edecekTüm takımlarımızla birlikte,İyi işler çıkartsınlar ve başarılı sonuçlar alsınlar.Ve Türkiye’nin de yüzünü güldürsünler.Bu vesileyle sporda,Her düzeyde alın teri dökenlerSöyleyeceklerimin dışında olarak,Asıl değinmemiz gereken bir konu var:Bu sezon bize göstermiştir ki;Türkiye’yi yönetenler,İktidarda bulunanlar,Ve iktidarda bulunanlarınTalimatlarıyla atanan,Ve emirleriyle hareket edenler,Sporu da bir seyir zevki hüviyetinden,Bir dostluk vesilesi olmaktan çıkartmışlar,Burunlarını soktukları her yerde yaptıkları gibiOnu da bir düşmanlık alanı haline getirmişlerdir.İnsanımıza,O 90 dakikalık keyfi bileÇok görmüşlerdir.Cumhuriyet’in 100.yılındaOynanacak süper kupa finalinden bugüne kadar,Federasyonun ve hakemlerin konuşulmadığı,Takımların ve taraftarların şikâyet etmediğiTek bir hafta bile geçmemiştir.Buna rağmenAsıl sorumlu olduğu bilinenHiç kimse istifa etmemiş,Bilakis,Saraydan af gelmediği içinGörevine pişkinlikle devam etmişlerdir.Kavgalar çıkmış,İnsanlar neredeyse birbirini boğazlamıştır.Ancak ilgililer,İlgisizliklerini inatla sürdürmüşlerdir.Neden?Çünkü saray iktidarı,Milleti böldükçe gücünü arttıran,Milleti kavga ettirdikçe,Koltukta kalma süresi uzatanBir müstemleke rejiminden farksızdır.Lakin benim derdim,Balığın baştan koktuğu,Tuzdan bahsetmenin bile anlamsız hale geldiği bu düzende,Futbol değil!Derdim,Kutuplaşmadan yılmış, yorulmuş bir toplumYaralı ve hırpalanmış vicdanlardır!Yeni Anayasa ile başlayanSarayın yeni entrikaları,Malumunuz etki ajanlığı ile devam etti.O arada tasarruf tedbirleri tartışmalarına başlandı.Elbette bu esnada adalet,Televizyonlardaki gündüz kuşağı programlarında tecelli ediyor.Yargı, Ankara’daki yandaş ofislerinde dağıtılıyor.Hukuk ise herkesin yüreğini sızlatıyor,Ama sadece, iktidara göre kusursuz işliyor…22 yıllık iktidarlarının bilançosu ortada olanlar,Tamda bıçak kemiği bile kırıp geçmişken,İnatla gündemde tutmaya çalıştıkları“Sivil Anayasa” heyulasını,27 Mayıs’ın yıldönümü vesilesi ileYine dillendirdiler.Maarif sistemi yer ile yeksan olduğundanArtık okullar tabeladan ibaret kalmış,Bilimsel çalışmalar yapılamaz hale gelmiş,Dernekler, sendikalar meslek kuruluşları yok olmuş,Cumhurbaşkanı Hükumet Sistemi ile ;Yasama fonksiyonlarından arınmış,Yürütme, yargı dağıtır hale gelmiş,Yargı, yürütmeyi üzmemek için kendini görevli saymış,Tüm erkler birbirine karıştırılmıştır.Kollukta, kimin kime operasyon yaptığı belli değildir…Hangi cemaat, hangi tarikat derken,Emniyet ve Jandarma İç İşleri’nden alınıp,Neredeyse Diyanet’e bağlanacak seviyeye gelmiştir.Vatandaş bugününden şüpheli,Yarınından ise umutsuzdur…Ekonomi derseniz,Sadece yandaşın takip ettiği bir piyasa terimi…Vatandaş ise hayata tutunmaya çalışmakla meşgul.Hukukun saraya,Özgürlüklerin hükümete,Demokrasinin ise Sayın Erdoğan’a göre tanımlandığı bir Türkiye’de,İktidar korosu hep bir ağızdan“Sivil anayasa” nakaratını tekrar ediyor.Ki dikkat ediniz, demokratik anayasa bile diyemiyorlar.Çünkü bu düzenden demokrasi çıkmayacağınıEn iyi onlar biliyorlar.Yoksulluk, yolsuzluk, hukuksuzluk ve adaletsizlik,Anayasadan değil, yönetim anlayışından kaynaklanıyor.Gereksiz tartışmalara hiç gerek yok!60’lara, 71’lere, 80’lere dönmenin de anlamı yok!1982 Anayasa’sında değişmemiş sadece 58 madde var.O maddelerde askeri vesayetle falan ilgili değil.Ayrıca yapılan Anayasa değişikliklerinin çoğunu da,22 yıldır işbaşında bulunan iktidar yani sizler gerçekleştirdiniz.2010’daki anayasa değişikliğiyle,Devlet yönetimine ve yargıya FETÖ’yü ortak ettiniz.15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün yaşanmasına vesile oldunuz.Sonra 2017’de olağanüstü hal koşullarında,Zata mahsus bir anayasa değişikliği yaparak,Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’nin anayasal çerçevesini belirlediniz.2018’den beri bu milletin başına tek adamlığı siz bela ettiniz.Ayrıca neden şikayet edersiniz ki?Bizleri hayatımızın baharında,Mapushanelere gönderen askeri darbeler,Sizleri saraylara taşıdı işte!Yürürlükte olan 1982 Anayasasında vesayet yok değil…Elbette var!Var ama askeri yönetimlerin vesayetinden ziyade,Yaptığınız anayasa değişikliklerinden kaynaklı olarakRecep Tayyip Erdoğan vesayeti var.Gelin, doğru bir iş yapmak istiyorsanız biz hazırız!Bu anayasadan bütün vesayetlerin izlerini silelim.İşe de Tayyip Erdoğan vesayetini kaldırmakla başlayalım.Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi diye adlandırılan Tayyipizm’den,Türkiye’yi elbirliği ile kurtulalım!Değerli dava arkadaşlarım;Bunca yapay tartışma yetmemiş gibi,Gündemi şişirmek için bu sefer de karşımızaSokak hayvanları meselesi çıkıyor!Türkiye’de başıboş köpek sayısı dört milyonu aşmış,Bu muhteremler daha yeni fark ediyorlar!Biz bunları biliriz…Çünkü bunlar kendi canları dışında,Kendi malları dışındaHiçbir şeyi önemsemezler!Bu konuda da bizi yanıltmadılarVe yine vurdumduymazlıklarını ispatladılar!Beklediler, beklediler, beklediler, beklediler…Ve toplumun kucağınaBüyük bir vicdan bombası attılar!Erdoğan’ın yeni kutuplaşma bombası!Çocuklar mı ölsün?Köpekler mi ölsün?Elbette soruları ölümle soracaklar!Çünkü,Şairin de dediği gibi;Onlar ümidin düşmanıdır,Akar suyun,Meyve çağında ağacın,Serip gelişen hayatın düşmanı…İşte o yüzden,Sordukları da sorular da yaşamaya değil,Ölüme dairdir…Çözümleri deToplumu her zaman ikiye bölmektir.Çocuklar mı? Köpekler mi?Bizi bölünmeye ve terazide eşdeğer olmayan haklarıBirbiriyle yarıştırmaya, sorgulatmaya,İkilemde bırakmaya mecbur kılan şey,Yanlış politikalardır lafıyla geçiştirilemez.Her sorunu potansiyel bir fırsat,Siyasal ya da ekonomik bir rant gören,Ve bu sorun,Her ne ise, ölümler olmadan,Milletin canı, malı zarar görmeden,Toplumda bir infial, bir öfke patlaması yaşanmadanOnu gündemine almayan,Bir organize kötülük ve aymazlık şebekesiyle karşı karşıyayız!Ne mi demek istiyorum?İYİ Parti olarak bugüne kadar,Sayısız yasa teklifi, araştırma önergesiVe yazılı soru önergesi verdik.Derneklerle, barınaklarla görüştük.Dertlerini dinledik.Çözümler geliştirdik.Hayvan hakları yasası çıkmalı dedik.Kontrol ve kısırlaştırma gerekiyor dedik.Bu hususlarda büyük gayret gösteren,Öncelikle milletvekillerimizeVe emek veren tüm partili arkadaşlarımaHuzurunuzda teşekkür ediyorum.Bizler, hayvanlara eşya muamelesi yapmayan,En’am Suresi 38. Ayette ifadesini bulan,“Yeryüzünde gezen her türlü canlıVe iki kanadıyla uçan her tür kuş,Sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir.”İlahi emrini, iman hakikati olarak kabul etmiş bir milletiz.YüzyıllardırHayvanlara merhamet gösteren,Şefkatli bir millet olarak,Hayvanlarla çocuklar arasındaYaşamsal bir tercih yapmamışız.Elbette bunları,Kıyaslanacak şeyler olarak da görmemişiz.Bizler Avrupalılar gibi,Sıfır sokak hayvanı politikası üretecek bir tarihten de gelmiyoruz.Veba salgınını, kedilerle birlikte atlatmış,Yörük çadırını,Dostu bildiği köpeğiyle birlikte taşımış,Asya’dan Avrupa’ya kısrak başı gibi uzananBir toprağın çocuklarıyız.Gel gelelim,Birtakım ülkeler gibi,Hayvan ve insanların birbirine karıştığı,Bir şehir anarşisini de tercih edecek değiliz!Ancak bu anarşiden beslenen vicdan vampirleri,Kendi riyakarlıklarını örtmek için,Sabrımızı ve vicdanlarımızı sınıyorlar:Diyor ki Tarım ve Orman Bakanı“Bilimsel verilere göre,Başıboş köpeklerinÇoğalmalarının kontrol altına alınabilmesi,Bir sene içinde toplam sayının %70’inin kısırlaştırılması ile mümkündür.Ancak son 5 yılda ortalama 260 bin,Bir yılda en fazla 350 bin köpek kısırlaştırılabilmiştir.”Yani paranız mı yok?İmkânınız mı yok Sn. Bakan?Yoksa işinizi yapmaya niyetiniz mi yok?Elbette bu sorularBelediyeler için de geçerli!Sorumluların birbirine topu atmasına gerek yok!Bu işten hepiniz sorumlusunuz!Ve bu sorumsuzluğunuzuBu topluma“Peki kim ölsün” sorusunu sordurarakÜzerinizden atamazsınız!O zaman biz de size soralım,Bize yönelttiğiniz o kötülük dolu sorunuzu:Hayvanlardan mı daha çok nefret ediyorsunuz,Çocuklardan mı?Beceriksizliğinizin kurbanıHayvanlar mı olmalı?Yoksa çocuklar mı?Sizin tercihiniz hangisi?Paranız yoksa,Para arıyorsanız,2023 yılındaİstisna ve muafiyet yoluylaSadece Kurumlardan alacağınız1 trilyon 476 milyar liradan neden vazgeçtiniz?2023 yılı bütçe açığı yuvarlayarak söyleyelim1 trilyon 375 milyar liraŞirketlerden almaktan vazgeçilen vergi1 trilyon 476 milyar lira…Yahu siz bizimBu dünyadaki imtihan sorumuz musunuz?Ne çocuklarımızın, ne insanımızın can güvenliğini,Ne hayvan sevgimizi ne de hayvanların canını,Sizin kapasitesizliğinize,Kalpsizliğinize,Ve vicdansızlığınızaTerk ve tercih edecek değiliz!Meselenin çözümü bellidir!Zor da değildir!Öncelikle iyi niyet gereklidir!Sonra merkezi hükümet ileYerel yönetimler arasındaSivil toplum ve gönüllüler arasında,Koordinasyon ve iş bilirliği gereklidir!Sonra, yapılacak şeyin formülü bellidir:“Topla, Kısırlaştır, Aşıla, Koru”Bu süreçte barınakların kapasitesi ve imkanları da arttırılmalıdır.Evcil hayvan ticareti tamamen yasaklanmalıdır.Hayvanlar takip edilmeli,Onları sokağa terk edenlere yaptırım uygulanmalıdır.Yani hayvan hakları yasası çıkartılmalıdır!Eğer insanlaraİlla bir soru soracaksanız,Barınak mı? Sahiplenme mi? dersiniz.İşte o zaman bu millet de,Emin olun vicdanıyla tercih yapar.Maliyet diyecekseniz,Hemen söyleyeyim…Bir hayvanı uyutmanın maliyetiKısırlaştırma maliyetinin 3 katı kadardır!Veteriner yok mu diyorsunuz?Çocuklarımızı tabela üniversitelerinde okutmak yerineVeteriner yaparsınız,Bu bölümlere2 Sene ek kontenjan verirsiniz,O sorun da çözülür.Sonra ne mi olur?Sudan’dan, Brezilya’dan, Venezüella’danHayvan ithal edeceğinize,Burada sağlıklı hayvanlar üretebileceğimizBir veteriner hekim havuzumuz olur!Gençler de iş bulur!Yani asıl sorun, sadece başıboş köpekler değildir…Bağıra bağıra gelen sorunları görmezden gelen,Sonra da konuyu milletin kucağına bırakan,Devletteki başıbozukluktur çözülmesi gereken!Değerli dava arkadaşlarım,Aziz milletim;İngiltere’ninÜnlü finans ve yatırım danışmanı…Pardon, dilim sürçtü.Türkiye CumhuriyetiHazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek,Kamu görevlilerininServislerini kaldırarak başladığıŞahane “Tasarruf Tedbirleri” ileEkonomik krizi çözeceğindenO kadar emin olmuş olacak ki,Eşsiz uygulamalarınaBir yenisini daha eklemeye karar verdi.Bu proje ileHem vergi gelirleri artacakHem deEsnafın ve vatandaşınEk gelir ihtiyacı karşılanmış olacak.Biz adını “MUYAP” koyduk.Yani muhbirlik yap, para kazan projesiSen, garibanı gammazla daBiz, Kalantoru Kayıralım Projesi!Buna göre vatandaşlar ve esnaf,Birbirlerini ihbar ederek,Kesilen cezadan %10 pay alabileceklermiş.Hayatın her alanındaVatandaşı birbirine düşürerekSiyasi rant sağlamaya çalıştıklarını biliyorduk amaBunu iktisadi alana taşıyacaklarını,Daha da önemlisi,İstibdat dönemlerinden kalma“Sayın Muhbir Vatandaş” uygulamasınıHayata geçireceklerini doğrusu düşünememiştik.Öncelikle bu açıklamalar;Biz, devlet olarak denetim görevini yapamıyoruzVe vergi kaybını önleyemiyoruz’un açık itirafıdır.İkinci olarak,Ekonomik sorunları düzeltmek deyinceHer zaman ilk düzeltecekleriEmekliler, kamu çalışanları,Dar, sabit ve orta gelirliler,İşinde gücünde olup,Ayakta kalmaya çalışan vatandaşlar olmaktadır.Ne hikmetse Bakanın aklına;Vergi borçları affedilen iş adamları,Ballı maaş alan üst düzey yöneticiler,İsraf rekoru kıran saray harcamaları,Görev zararı konusunda rekora gidenKamu bankaları gelmemektedir.Ben hatırlatayım o zaman:2023 yılında Kamu Bankaları’nınYani Ziraat, Halkbank ve Vakıfbank’ınSadece Reklam adı altında harcadıkları para:Tam 3 Milyar 756 milyon lira!Malum 5 firmaya2023 sonu itibariyleYaklaşık 240 milyar dolarlık ihale verilirken,Bu firmalara farklı zamanlardaToplamda 128 kez vergi indirimi yapılmıştır.İndirim de yetmemiş,Milyarlarca liralık vergi affı yapılmıştır.128 kez vergi indirimi yapılan yerdeSiz vergi kaybını önlemek içinVatandaşı muhbir yapmaya çalışıyorsunuz.Dahası var:“yardımlaşma ve dayanışma duygusunugerçekleştirmek için” kurulması gereken VAKIFLAR,devri iktidarınızda “Vergi kaçırmave para aktarma mekanizması haline” dönüşmüştür.Çok uzağa gitmeye gerek yok.Milletimizin kötü gün dostu “Kızılay’ı” bileVergi kaçırmanın aracı yaptılar.Bu vesileyle buradanİlk ihbarıBen yapmak istiyorum:Bu ülkedeYap işlet devret projeleriyleİhya ettiğiniz yandaş şirketlerMilyarlarca lira vergi kaçırıyorlar.Aflardan bahsetmiyorum bile!Gidin enselerine yapışın.Bu ihbarımdan dolayıBana vereceğiniz parayı daŞimdiden emekli kardeşlerime bağışlıyorum.Sayın Bakana hatırlatmak isteriz ki,Enflasyonu düşürmek içinMilletin kefen parasına göz dikeceğinize,Yastık altında tuttuğu üç kuruş altınından,Nasıl nemalanırız diye kafa yoracağınıza,Bu altınlarınEnflasyona etkilerini araştıracağınıza,Milli serveti yağmalayan hırsızların,Sırtındaki heybelerinin peşine düşünYani Bakan değilGören olun Sn. Şimşek! Gören!Görmediğiniz,Görmek istemediğinizO kadar çok şey var ki!10.000 lira ile hayatta kalmaya çalışan emekliler,Atanamayan öğretmenler,Tarlada, dalında ürünü kalan çiftçiler,Enflasyona ezdirdiğiniz asgari ücretliler,Koruyamadığınız kadınlar,Sağlıklı beslenemeyen çocuklar,Mülakatlarla hakkına girdiğiniz gençlerAçlık sınırı 20 bineYoksulluk sınırı 60 bine dayandı.Görmüyorsunuz!Türkiye’deAsgari ücretle çalışanların %40’a varması ile,Bu oranın en yüksek olduğu ülke olmuşuz.Görmüyorsunuz!Diplomalı işsizler çığ gibi büyürkenBeyaz yaka ve mavi yaka arasında maaş farkı kalmamışGörmüyorsunuz!Türkiye’de15-24 yaş arasındaki her 10 gencin 3’üNe çalışıyor ne de okuyor.Gençlerin eğitim seviyesi arttıkça,“Ne istihdamda, ne de eğitimde” olan gençlerin oranı artıyor.Diğer bir deyişleEğitim seviyesi arttıkça,İşsiz olma ihtimali artıyor.Buna görmüyorsunuz!Sadece Şimşek mi?Görmeyenlerde bu hafta…Yani,Uzun zamandır bakmayanlardaBir başka bakan var!Öğrencisine, öğretmenineMilli Eğitimine bakmayan bakan!Çağ değişiyor.Teknoloji hayatı dönüştürecek bir mertebeye geliyor.Geçtiğimiz yüzyılın kırdan kente kalkınması artık bitti.İnsanlık yüzyıllarca topraktan kaçtıktan sonra,Ancak şimdi tekrar toprağa muhtaç olduğunu hatırlıyor.Öte yandanYapay zekanın yol açabileceği değişim ortada duruyor.Yani,Bir yanda yapay zeka,Bir yanda toprağa dönüş ihtiyacı.İşte bunun ortasındaHayatı teknolojiyle yeniden tasarlamak ihtiyacı.Ve bugün artık teknik, doğaya karşı değil,İnsan ve doğa ilişkisini dengelemek için ilerliyor.Yapay zekanın kötüye kullanımı,Yarının güvenlik tehdidi olarak görülüyor.Türkiye ise,İktidar makamlarında oturanlarla,Türk vatandaşlığı dışındaHiçbir şeye sahip olamayanların,İki ayrı dünyada yaşadığı bir yer.Ve maalesef ülkemiz,Vatandaşın beklentilerinin hilafına gündemlerleOyalanıp duruyor.Nüfus hem bozuluyorHem de azalıyor ve yaşlanıyor.Bir tarafta daGeleceğe hazırlamamız gerekenTam 13 milyon genç varOnlar,Elimizdeki son altın madeni…Ve maalesef İliç’teki maden gibi muamele görüyor.İşte bu noktadaTürkiye Yüzyılı Maarif modeli diyeBir başka ucubeÇocuklarımıza dayatıldı.Talim ve Terbiye Kurulu’nun67 bin 284 öneriyi,6 günde görüşüp,Tek tek incelendiğini açıkladı.67 bin 284 öneriyi sadece 1 dakika görüşseler,Hiç uyumadan 47 gün sürerdi.Hızlı karar alacağız diye,Doğru karar almayı yine unuttular.Bakan da jet hızıyla onayladı.Adaletsiz kaldıkça liyakatten,Liyakatsiz kaldıkça eğitimden,Eğitimsiz kaldıkça gençlerimizden,Ve geleceğimizden uzaklaşıyoruz.Çünkü bakmıyorlar, görmüyorlar.Darbe mi arıyorsunuz?İşte bunların hepsi darbe!Adalete darbe,Eğitime darbe,Gençliğe darbe,Türk milletinin varlığına darbe!Bütün bunları anlatmaya,Hatalarını muhterislerin yüzüne vurmaya,Onların günahlarıyla yüzleşmesine vesile olmaya devam edeceğiz.Biz İYİ Partiyiz…Bunun için varız…Yolculuğumuzu da hiçbir taviz vermeden kararlılıkla sürdüreceğiz!Değerli dava arkadaşlarım,Aziz milletim;Liyakatsizliğin affedilemeyeceğiEn önemli alan savunmadır.Savunma bakanı da,Görmeye niyeti olmayanlardan!Geçenlerde, kendisiÇok güzel bir fıkra anlattı!“Hudutlarımızdan girmek mümkün değil” dedi.İşte bu yüzden endişeliyiz!Bakmanız gereken yerlere bakmadığınız için!2011 yılından beriDış politikadaki rezalet silsilesininNelere mal olduğu ortadadır.Hükumetinizin “en hafif tabirle”Bakar körlüğünden dolayı,Suriye’nin kuzeyindeki güç boşluğundanPKK-YPG faydalanmıştır.Şimdi de 11 Haziran’da,Sözde varlıklarını, sözde seçimlerleMeşrulaştırmak istemektedirler!Sözü şimdilik uzatmaya gerek yok:Hiçbir hal ve şarttaBöyle bir oldu bittiyse sessiz kalınamaz,Yeni bir göç ve nüfus mühendisliğine izin verilemez,Ve yeni bir terör devletine asla müsaade edilemez!Endişemiz bakidir,Çünkü,Sn. Bakan, hudut güvenliğinden bahsederken,Millî Savunma Bakanlığı bünyesinde,Sınır bölgesinde Tugay Komutanı olarak görev yapanBir tuğgeneral ve ekibi,Hem de makam aracı ileGöçmen kaçakçılığı yaparken yakalandı.Ve olayın “soruşturması” neticesindeAdeta ödül verilir gibi ilgiliSöz konusu general,Apar topar emekliye sevk edildi.Milletimizin göz bebeğiVe en hassas değerlerinden olan,“Kahraman Ordumuzun”Bu haberlere konu olması,Personelinin bu tarzda işlere girişmesiTek kelime ile utanç vesilesidir.Türk milletine ve Türk ordusuna karşı yapılmışEn büyük ihanet budur.Fakat asıl sorun,Bu ve benzeri çürümüşlüklerinArkasında yatan nedendir.İktidar yetkisini elinde bulunduranlarAskeriyeden emniyete,Milli eğitimden sağlık teşkilatınaDevletin her organını,İktidara gösterdikleri sadakatinVe desteğin ölçüsüne göre,Tarikatlara, cemaatlere,Hemşeri derneklerinePeşkeş çekmekten geri durmazlarsa,Ortaya kaçınılmaz olarakBöyle sonuçlar çıkacaktır.Hangi alanda olursa olsun,Kamu görevlilerinin mesleğe alınmalarından,Meslekte yetiştirilmelerine;Üst düzey görevlere atanmalarındanEmekli edilmelerine kadar,Her aşamada hukuka uygun,Şeffaf, denetlenebilir,Bilimsel kriterler çerçevesindeDeğerlendirmeleri yapılmak zorundadır.Ve hakkın teslimi,Bir cemaate, bir gruba ve bir partiye sadıklar arasından değil,Sadece devletine ve milletine sadıklar arasından, layıklara olmalıdır.Gelişmiş, bir hukuk devletindeOlması gereken şey de budur.Fakat ne yazık kiMevcut iktidarın kafasındaki anlayış:Devleti ulufe dağıtım mekanizması gibi gören,Bir kabile devleti anlayışıdır.Bu anlayışın yönettiği devlet organlarında da,Makam aracı ile insan kaçakçılığı yapan general de olur,Koruması aracılığıyla avukatı adliye tuvaletinden attıran savcı da olur,Randevu almak için torpil yaptığını itiraf eden rektör de olur.İşin özü şudur ki;Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıGelinen noktadaCumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ileİşlemeyen bir devlet sistemi yaratmıştır.Bu sistem içerisineDevlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışlarıHayat felsefesi yapmış binlerce görevli yerleştirmiştir.Kol kırılır yen içinde kalır anlayışı çerçevesinde,Ortaya çıkan bütün yolsuzlukları, usulsüzlükleriVe yanlışları görmezden gelenBir yönetim aklını egemen kılmıştır.Omuzunda apoletlerle,Üzerinde şanlı ordumuzun üniformasıylaİnsan kaçakçılığı yapan o zat,Apar topar emekli edilirken,Dağda bayırda, soğukta yağmurda,Şerefiyle mücadele etmiş astsubaylarımızdanYıllardır emeklilik hakları yine esirgeniyor.Hükümet tarafından hazırlananTürk Silahlı Kuvvetlerimizle ilgiliPersonel kanunu meclis komisyonumuzda görüşülüyor.Bu kanun teklifi;Hem içerdiği bazı maddelerle,Hem de dışarda bırakılanlarlaOrdumuzun kahraman mensuplarınınGururlarını incitecek şekilde düzenlenmiştir.Sayın Erdoğan,2023 genel seçimlerinden sonraEmekli astsubaylarımıza bir söz vermiştiniz.Cumhurbaşkanı yardımcınız Cevdet Yılmaz da2024 yerel seçimleri zamanıEmekli astsubaylarımıza aynı taahhütte bulunmuştu.Ama Astsubaylarımızın hak ettikleriMakam tazminatlarını,Kanun teklifi haline getireceklerine söz verenlerBugün ortada yoklar.Zaten bu sözleri veren hükümetOrtalarda olmadığı için,Yıllarca terörle mücadele etmiş,Vatanın selameti içinKendi canından geçmiş,Fakat emekli olduğu vakitÇalışmaya mecbur edilmiş emekli askerlerimiz var.Her seçimden önce bir söz veriliyor,Fakat seçimden sonra – o verilen söz – unutuluyor.Buradan hükümete sesleniyorum:Sözünüzü tutun!Makam tazminatı,Lütfedilen bir imtiyaz değil,Kazanılmış bir hakkın teminatıdır.İYİ Parti olarak görüşümüz şudur ki;Astsubaylarımızın makam tazminatlarıDerhal verilmeli,Sözleşmeli astsubaylarMuvazzaf statüsüne çıkarılmalıdır.Bu ülkenin vatandaşları,Henüz hayattayken,Neden huzurlu ve onurlu bir yaşam sürmelerineMüsaade edilmiyor?Bunu soruyoruz.Aynı kanun teklifinin içerisindeSözleşmeli erbaş ve erlerimizle ilgili hazırlanmış,Ve onların,Keyfi şekilde iş akdine son verilmesine zemin hazırlayanVicdana ve mantığa aykırı maddeler de mevcuttur.Anayasa mahkemesi geçmişte iptal ettiği halde,Hükümet yeni bir kanun teklifiyle,Şimdi yine uzman er ve erbaşların askeri kariyerini,Amirlerin iki dudağı arasından kelimeye bırakıyor.İYİ Parti Genel Başkanı olarakBuradan açıkça ifade ve ilan ediyorum.Haklarını teslim etmediğinizYahut göz göre göre hakkını çiğnediğiniz bu askerler,Fransız lejyonerleri değil,Ortadoğu’dan topladığınızÇapulcular hiç değil!BunlarŞanlı Türk ordusunun kahraman neferleridir.Bu neferler ki;Bugün Elbab’ta, Azez’de, Cerablus’ta vatan nöbeti tutuyor,Bu neferler ki;Gabar’da, Tendürek’te vatan savunuyorlar!Tasarrufu dağda teröristle mücadele edenŞanlı Türk askerinin alın terinden değil,Devlet malıyla zengin ettiğiniz yandaşlarınızdan yapacaksınız.Tasarrufa Mehmetçiğin hak ve hukukundan değil,5 maaşlı saray bürokratlarınızdan başlayacaksınız.Tasarrufa Türk Cumhuriyeti’nin yılmaz ve yıkılmaz kalesi olanKahraman Türk ordusundan ve onun mensuplarından değil,ATATÜRK’ün kurduğu kurumlardaBir de onu tekfir ederek oturanLüks meraklılarından başlayacaksınız.Tasarrufa ülkemizin bugüne kadar elde ettiğiEn büyük sportif başarılara imza atanKadın voleybol takımımızın uçak biletlerinden değil,Özel uçaklarla yurt dışına giden bakanlarınızdan başlayacaksınız.Millete gelince“Bir hırka bir lokma deyip”Cephedeki mücadeleyi,Sahadaki mücadeleyi,Madendeki mücadeleyi,KısacaVatandaşın hayat mücadelesini,Oturduğu masadan dalga geçer gibi izleyenlerce yazılmışBu kanun teklifinin de karşısında olacağız.Değerli dava arkadaşlarım,Aziz Türk milleti;Katıldığı İslami Finans Zirvesinde,Hazine bakanı gibi sadece bakan biri olmadığını,Yani gören biri olduğunu kanıtlayarak,Sn. Erdoğan buyurmuş ki:“Kapitalist sistemin,Serbest piyasayı teşvik ediyor gibi görünse de,Tekelleşmeyi ve paradan para kazanmayı ödüllendirdiğini görüyoruz.”Bir durup düşünelim bunu,Önce bir sindirelim…Faiz, Kur Korumalı Mevduat, Varlık fonu,Dolarla yapılan ihaleler…Her şeyi bir an için unutalım.Unutalım, sonra da ekliyor çünkü:“Günümüzde servet eşitsizliğiDünyada tarihi bakımdan en yüksek seviyesine çıktı.Dünyadaki en zengin yüzde 1’lik kesim,Toplam küresel servetin neredeyse yarısına sahip.”Ne tesadüf!Türkiye’de de son 5 yıldaEn yüksek seviyeye çıktı!En Zengin %10 ileEn Yoksul %10 arasındaki farkTam 15 kat!Türkiye’nin en zengin yüzde 1’lik kesimi,Ülkedeki servetin yüzde 40’ını alıyor.Bakınız, Sn. Şimşek,Sn. Erdoğan görüyor ki,Adeta Anti-Kapitalist manifestolar yayınlıyor.Küresel Gelir adaletsizliğinden yakınıyor.Adeta dünyanın dert babası!Ve umarız ki,Dinleyenler arasında bulunan,Körfez sermayesinden yakın dostları daBelki bu vesileyle keselerinin ağzını mazlumlar için açacaklardır.En azından Filistin’in, Gazze’nin yanında duracaklardır.İsrail’in yanında duran küresel şirketlereYaptırım uygulayacaklardır.İsrail’in 7 Ekim’de başladığı katliamın250.gününe girdik.Bilanço;36.050 ölü,81.026 yaralı.Artık naylon çadırların bile hunharca bombalandığıBir insanlık trajedisi yaşıyoruz.İşgalci Netanyahu rejimi,Savaş suçu, soykırım suçu,Ve insanlığa karşı suçlardan,Uluslararası hukukun nezdinde suçlu bulunmayı hak eden,Haydut, zalim ve gayrımeşru bir rejimdir.İnsanlık düşmanı Netanyahu kabinesi,1 milyon Filistinli’nin sürüldüğü Refah Kenti’ndeAcımasızca sivilleri bombaladıkça,İsrail’in terör ve güvenlik kaygıları,Hiçbir kulak tarafından işitilmeyecek,Aklıselim hiçbir insan tarafındanCiddiye alınmayacaktır.Geçtiğimiz cuma günü,3 Ocak’taGüney Afrika Cumhuriyeti’ninUluslararası Adalet Divanına yaptığı başvuru sonucunda;“Refah’a askeri operasyonların durdurulmasına,İnsani yardım için Mısır’daki Refah kapısının erişime açılmasına,Gazze şeridine ise gözlemcilerin girişine izin verilmesine,İsrail’in bu talimatların uygulanmasındakiİlerlemeyle ilgili bir ay içinde rapor yazmasına.” karar verildi.8 ay önce katliam başlıyor,Bizim iktidardaki tepki: HAYRET!5 ay önce“Hristiyan dedikleri”Güney Afrika CumhuriyetiUluslararası Adalet Divanına“Soykırım İddiası” başvurusunda bulunuyorBizim iktidardaki tepki: REHAVET!1 ay önce“Müslüman” Dışişleri Bakanı“Siyasi karar,Cumhurbaşkanımız tarafından alındıktan sonraBiz de davaya müdahil olacağız” açıklaması yapıyor!Bizim iktidardaki tepki: ŞİKAYET!Yani bunlarınDünü-bugünü-yarını aslında sadece HAMASET.Tıpkı etçi dükkânı gibi!Sayın Erdoğan,Siz siyasi karar alıp, müdahil olana kadarAdalet Divanı kararlar vermeye başladı bile.Hızlı dedikleriİstikrarlı dedikleriCumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi işte bu!Değerli dava arkadaşlarım;Bugün 29 Mayısİstanbul’un fethinin 571. Yılı…Düşünün ki:Milletini ardından yürüten 21 yaşında bir genç…7 asırlık hayali, İdeale,O İdeali ise gerçeğe dönüştürebilmiş bir yiğit…Savaşın, zulmün,Haksızlığın, adaletsizliğin içindenOrta çağın karanlığından,Medeniyet meşalesini yakarak,Bir ışık gibi doğmuş,Şanlı ordunun,Büyük kumandanı,Fatih Sultan Mehmet Han…O’nun liderliğinde,571 yıl önce bugün,29 Mayıs 1453’te,Güzel şehir İstanbul,Türk yurdu olmuş!Ve bu yurtta,Doğu ile Batı kavuşmuş!Artık oradaGüneş batmaz olmuş!Yani sadece surlar aşılmamış,Tarihler ve çağlar aşılmış…Yalnızca kıtalar kavuşmamış,Gönüller kavuşmuş…Yeni bir şehir,Yeni bir medeniyet inşa edilmiş.Orada,Hilalin altında,Her inancı, her geleneği,Her kültürü koruyan,Adil, eşit, hoşgörülüİlime ve sanata dayananBir imparatorluk doğmuş!Hani, Mehmet Akif,“Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen,İki kazma kürek, iki de ırgat gerek.Ancak hadi gel yapalım geri şunu desen,Bir Sinan bir de Süleyman gerek” diyor ya.İstanbul’u,Medeniyetlerin beşiği,Adaletin kalbi yapabilmeye deAncak bir Fatih gerek.O kızıl elmaya yürüyüşü7 dilde birden düşünen,Büyük bir akıl gerek.Yıkılmaz denilen surları,Yıkacak inanca sahip olmaya,Koca bir yürek gerek.O şehri imar edecek fikri,7 tepeden bakarak arayan,Büyük bir sabır gerekDenizi zincirleyenlere karşı,Gemileri karadan yürütebilecekbüyük bir zekâ gerek,Ve bir gün bu şehirDüşman askeri eline düştüğünde,Onu yaşadığı esaretten ve işgalden kurtararak,O’na, Türk mührünü,Bir kere daha ve son kez vuracakBir Fatih Torunu,Gerçek bir Evlad-ı Fatihan,Yeni devrin Bilge Kağan’ı,Bir Mustafa Kemal gerek.Hala her şeye rağmen,Dünyanın göz bebeği İstanbulBir Türk Şehri ise,Bunu iki ayrı asırda,Aynı ruh ve heyecanla gerçekleştiren,Fatih Sultan Mehmet Han ileGazi Mustafa Kemal Atatürk’e borçludur.Ve gerçekten doğru bir nesil yetiştireceksenizBakmanız gereken yer de budur!Sözlerime son vermeden önceArif Nihat Asya’nın dizeleriyle gençlerimize seslenmek,Milletimizin en büyük umudununYine onlar olduğunu hatırlatmak istiyorum.“Bırak bozuk saatler yalan yanlış işlesin!Çelebiler çekilip, haremlerde kışlasın!Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın!Yürü hala ne diye kendinle savaştasın?Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!”Hepinizi en içten duygularımla,Sevgi ve saygılarımla selamlıyor,Yüce Allah’a emanet ediyorum.Sağolun varolun.
