Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, sığınmacı problemine ilişkin “Bıçak kemiğe dayanmıştır. Milletin itirazlarına kulak vermek zamanıdır. Şimdi devletin, acil eylem zamanıdır.” dedi. Tüm siyasi partileri milli mutabakata davet eden Genel Başkanımız yapılması gerekenleri 6 maddede sıraladı.
Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, 3 Temmuz Çarşamba günü partimizin TBMM grup toplantısında konuştu.
Madımak katliamında hayatını kaybedenleri rahmetle andığını söyleyen Genel Başkanımız; “Cumhuriyet her bir vatandaşımızı, milletimizin şerefli bir mensubu olarak eşitler. Dinimiz, mezhebimiz, kökenimiz ve rengimiz ne olursa olsun; milletine, devletine ve yasalara bağlı herkes kanun önünde eşittir. Bu bakımdan Madımak’ta saldırıya uğrayan yalnız Alevi vatandaşlarımız değil, Cumhuriyet’in bizatihi kendisidir. Bu elim olayın yıldönümünde, insanlarımızı katleden hain ve melun zihniyeti lanetliyor, benzer olayların bir daha yaşanmaması için etnik, dini, mezhepsel ve yahut sınıfsal gerilim üzerinden siyaset yapmakta ısrar edenleri uyarıyor, tarihten ders çıkarmaya davet ediyorum. Farklılıklarımız zenginliklerimizdir. Bizi ilgilendiren ayrılıklarımız değil, müştereklerimizdir. Bu cennet vatan hepimizindir ve öyle kalmaya da devam edecektir.” dedi.
‘’BİRÇOK ALANDA GÖRDÜĞÜMÜZ İHA’LARI, ORMAN YANGINLARINDA ETKİN BİR ŞEKİLDE KULLANMAK İÇİN DAHA KAÇ YANGIN BEKLEYECEĞİMİZİ BİLMİYORUZ’’
Ülke genelindeki orman yangınları üzerinden iktidara yüklenen Genel Başkanımız; “Bu tür yangınların havadan müdahale olmadan söndürülemeyeceğini her yıl acı şekilde öğrenip, bir yıl sonra unutan bir iktidarla daha ne kadar ormanımızı kaybedeceğimizin hesabını bilemiyoruz. Birçok alanda gördüğümüz İHA’ları, orman yangınlarında etkin bir şekilde kullanmak için daha kaç yangın bekleyeceğimizi bilmiyoruz. Cumhurbaşkanı’nın ve bakanların emrine, sayısı belirsiz özel jetler, filolar amade ederken, yıllardır yeterli sayıda yangın söndürme uçakları tedarik etmemelerini Vergimatik Mehmet’in tasarruf tedbirleriyle mi açıklıyorlar, bilmiyoruz.” ifadesini kullandı.
‘’VERGİMATİK MEHMET’İN DİĞER AÇIKLAMALARINA GİRMEYECEĞİM. ÇÜNKÜ ONUN DA GİDECEĞİ YER BİLİNİYOR.’’
Yaptığı kamu hizmetini zorunlu askerlik gibi gördüğünü söyleyen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e tepki gösteren Genel Başkanımız; “EYT, muhalefet yüzünden oldu diyen; gri listeden, Sayın Cumhurbaşkanı’nın gayretleri ile çıkıldı diyen zat söylüyor. Kur korumalı mevduat ile 818 milyar zarar ettirilen hazinenin bakanı söylüyor. Toplumu enflasyona ezdirmedik diyen zat söylüyor. Asgari ücret yüksektir, maaş zammına gerek yoktur diyen sözde bakan söylüyor. Bakıyor ama görmüyor. Enflasyonun yüzde 75 olduğu ülkenin hazine bakanı ifade ediyor bunları. Hem de elektriğe yüzde 38 zam yapılan hafta söylüyor. Vergimatik Mehmet’in diğer açıklamalarına girmeyeceğim. Çünkü onun da gideceği yer biliniyor.” şeklinde konuştu.
“SARAY BEYLERİ! UNUTTURAMAZSINIZ!”
Türkiye’nin gri listeden çıkmasına değinen Genel Başkanımız; “Ak Parti hep bir unutuluş halidir. 3 yıl önce gri listeye sokan Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarıdır. O gün bunu gururla savunur. Yok teröre yol vermedik o yüzden girdik derler. 3 yıl sonra gri listeden çıktık diye düğün bayram edip, bunu müthiş bir başarı olarak kabul ederler. Sokan kendileri, bu millete unuttururuz diye hayal ederler. Saray beyleri size sesleniyorum; unutturamazsınız! Çünkü burada milletin hafızası ve varlığını milletine adamış, milleti için unutturmamaya and içmiş biz varız! İyiler var, cesurlar var! Bu millete yaptığınız tüm kötülüklerin hesabını sormak için buradayız.” diye ekledi.
“ÇÖZÜME DİRENMEYİN! ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜ TEŞVİK ETMEYİN!”
Kayseri’de yaşanan sığınmacı gerginliği üzerinden iktidara seslenen Genel Başkanımız; “Zaman daralmaktadır. Siz çözümü görmezden geldikçe, yani sığınmacı ve kaçakları ülkelerine göndermeyi reddettikçe, Türk halkı kendi çözümünü bulmaya çalışacaktır. Siz çözüme ayak direttikçe, şiddeti çözüm olarak sunanlar da olacaktır. Ve yıllardır yürüttüğünüz yanlış politikaların bedelini; sadece çoluk çocuk, sadece vatandaşlarımız, sadece masumlar ödeyecektir. Sizleri buradan uyarıyorum. Çözüme direnmeyin! Çözümsüzlüğü teşvik etmeyin! Kendi acziyetinizi, devlete mal etmeyin! İdeolojik hezeyanlarınızın ve mezhepçi saplantılarınızın yenilgisini Türk milletine mal etmeye çalışmayın! Evet Saray beyleri! Bildiğinizi artık kendinize itiraf edin. Stratejik ve derin bir şekilde yenildiniz! Ama unutmayın ki; yenilen sizsiniz, Türk milleti dimdik ayaktadır ve asla mağlup edilemeyecektir!” değerlendirmesini yaptı.
“TÜRK MİLLETİ BU KAMBURU ATMAYA KARARLIDIR”
“Kardeşim Esad’tan, Zalim Esed’e; Zalim Esed’den, Sayın Esad’e” geçişin sonuçlarını sıralayan Genel Başkanımız şöyle devam etti: “Geldiğimiz noktada, Erdoğan ve Emevi Camii’inde namaz kılma hülyasına kapılan ihvancı, ensarcı avanesinin Türkiye’yi soktuğu malum Ortadoğu bataklığı macerasının neticesinde, Türkiye’nin bir mülteci kampı haline getirilmesi, ‘Hata yapmışız Allah bizi affetsin’ diyerek içinden çıkılabilecek bir iş değildir. Çünkü, Türk milleti bunalmıştır. Ne orman yangınını ne mutfak yangınını ne adalet yangınını, ne de milli gurur ve şeref yangınını söndürmeye niyeti olmayanlar onun devletine el koymuşlardır. Ve elbet onu geri kazanacaktır. Çünkü, Türk milleti öfkelidir; kendi vergisiyle, kazancıyla yapılan hastanelere gidememekten, mahallesindeki parkta oturamamaktan, kadınına, kızına göz diken sapıklardan öfkelidir. Ve kendi rızası olmadan sırtına yüklenen bu haksız ve ağır yükü Türk milleti daha fazla taşımayacaktır! Bu esaret zincirini kırmaya, bu kamburu atmaya kararlıdır.” dedi.
“ŞİMDİ DEVLETİN, ACİL EYLEM ZAMANIDIR”
“Bıçak kemiğe dayanmıştır. Milletin itirazlarına kulak vermek zamanıdır. Şimdi devletin, acil eylem zamanıdır. Bizim çağrımız da tam olarak budur.” diyen Genel Başkanımız; 6 maddede yapılması gerekenleri anlattı. Genel Başkanımız; “İYİ Parti olarak önerdiğimiz ve gecikmeden hayata geçirilmesi gereken adımlarla tüm siyasi partileri bir milli mutabakat zeminine davet eden çağrımız; başta hükümet yetkilileri tarafından ciddiye alınmalıdır. Bu birliktelik, Türkiye’nin gerçek kurucu unsurlarını, aynı ruh ve kararlılıkla, yüz yıl sonra bir kez daha aynı demirin tavında birbirine perçinleyerek Türk milletini eşsiz bir yere taşıyacaktır. 21. yüzyılın mevcut ve potansiyel sorunları karşısında, onu çözümün tek adresi ve mimarı yapacak, gerçek bir milli mutabakat zemini yaratılacak, milli bir sinerji oluşturulacaktır. Ayrıca bu sayede, saray idaresi içerisinde, sayılarının hiç de azımsanmayacak miktarda olduğunu bildiğimiz, ekonomik, ideolojik, etnik veya kültürel sebeplerle söz konusu yıkım projesine ortak olanlar da by pass edilecektir. Yani saray hainlerden arındırılacaktır. Aksi halde milli egemenlik meselesi haline gelen bu sorun, daha vahim olayların öncüsü, daha büyük yangınların rüzgârı olacaktır.” ifadesini kullandı.
“BİLMEYEN DUYMAYAN VARSA TEKRAR SÖYLÜYORUM”
Genel Başkanımız, grup toplantısının sonunda şöyle konuştu: “Bilinsin ki İYİ Parti; iktidar yolundadır, iktidar olmak amacındadır. Dünümüz bizimdir, dünümüzü biliyoruz. Yarınlar bizimdir, milletin güzel yarınlarını planlıyoruz. Bilmeyen duymayan varsa da tekrar söylüyorum; adımız Türk milleti, övüncümüz Türkiye Cumhuriyeti’dir. Biz, Anadolu’muzun kardeşlik ocağıyız. Biz, milletimizin umudunu taşıyanlarız.Bizim bir yeminimiz var: MİLLETİN YÜZÜNÜ AĞARTACAĞIZ.Bizim bir sözümüz var: MİLLETİN ÜSTÜNE ÇÖKEN KARA BULUTLARI DAĞITACAĞIZ.Bizim bir ahdimiz var: MUTLAKA BAŞARACAĞIZ!Bizim bir kararımız var: ASLA YILMAYACAĞIZ!Bir andımız var: O andı da hep birlikte içiyoruz. Haydi buyurun: NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!’’
Grup Toplantımızın Tamamı:
Aziz milletim;Kıymetli dava arkadaşlarım,Değerli konuklar,Ve saygıdeğer basın mensupları,Grup toplantımıza hoş geldiniz, şeref verdiniz.Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.Yangınlarla dolu bir haftaya başladık,Öncelikle 2 Temmuz 1993 yılından beri sönmeyen bir yangın var.Madımak katliamı.Orada hayatını kaybeden 35 insanımızı bir kere daha rahmetle anıyorum.Cumhuriyet her bir vatandaşımızı milletimizin şerefli bir mensubu olarak eşitler.Dinimiz, mezhebimiz, kökenimiz ve rengimiz ne olursa olsun,Milletine, devletine ve yasalara bağlı herkes kanun önünde eşittir.Bu bakımdan Madımak’ta saldırıya uğrayanYalnız Alevi vatandaşlarımız değil,Cumhuriyetin bizatihi kendisidir.Bu elim olayın yıldönümünde,İnsanlarımızı katleden hain ve melun zihniyeti lanetliyor,Benzer olayların bir daha yaşanmaması için,Etnik, dini, mezhepsel ve yahut sınıfsal gerilim üzerindenSiyaset yapmakta ısrar edenleri uyarıyor,Tarihten ders çıkarmaya davet ediyorum.Farklılıklarımız zenginliklerimizdir.Bizi ilgilendiren ayrılıklarımız değil, müştereklerimizdir.Bu cennet vatan hepimizindir ve öyle kalmaya da devam edecektir.Ayrıca iki gün sonra hain PKK terör örgütünün alçak saldırısıyla gerçekleşen Başbağlar katliamının yıldönümü.Orada hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, terörün her türlüsünü nefretle kınıyorum.Değerli dava arkadaşlarım;Yangınlar bitmiyor…Bugün de maalesef, yangınlarla boğuşuyoruz.Dört bir yanda yangın var!Milletinin varlığına dönük yaşamsal tehditÖyle bir boyuttadır ki,Egemenlik, yangın yeridir…Adalet mahkemelere değil,Saraylara hapistir ki,Adalet, yangın yeridir…Milletimiz derin bir ekonomik krizin pençesindedir;Kuru ekmeğe muhtaç hale gelmiştir ki,Mutfaklar, yangın yeridir…Eğitim sistemimiz çökmüş,Eşit ve nitelikli eğitimArtık imkansız hale getirilmiştir ki,Milli Eğitim yangın yeridir…Doğamız, ağacımız, hayvanlarımız yanmaktadırVatan toprağı yangın yeridir…Bir önceki haftaDiyarbakır ve Mardin’deki yangınlardaİçimiz parçalanmıştır.Kaybettiklerimizin acısı daha içimizde iken,Bu sefer de İzmir ve Aydın’dan gelen haberlerBizleri kahretmiştir.Buradan,Cansiperane şekilde, yangınlarla mücadele edenBütün görevlilere ve gönüllülerePartim ve milletim adına teşekkür ediyorum.Ancak bu tür yangınların,Havadan müdahale olmadan söndürülemeyeceğiniHer yıl acı şekilde öğrenip,Bir yıl sonra unutan bir iktidarla,Daha ne kadar ormanımızı kaybedeceğimizinHesabını bilemiyoruz.Birçok alanda gördüğümüz İHA’ları,Orman yangınlarında etkin bir şekilde kullanmak içinDaha kaç yangın bekleyeceğimizi bilmiyoruz.Cumhurbaşkanı’nın ve bakanların emrine,Sayısı belirsiz özel jetler, filolar amade ederken,Yıllardır yeterli sayıda yangın söndürme uçakları tedarik etmemeleriniVergimatik Mehmet’in tasarruf tedbirleriyle mi açıklıyorlar?Bilmiyoruz.Ama bildiğimiz bir şey vardır.Tasarruf ehli Mehmet,Büyük fedakarlıklar yapıyormuş.Kendisi söylüyor, ben değil!Yaptığı kamu hizmetini yani bakanlık görevini,“zorunlu askerlik hizmeti” gibi görüyor,Ülkesini çok sevdiği içinBu sorumluluğu taşıyormuş.Maddi ve manevi olarak daBüyük fedakarlık yapıyormuş!Evet, Türkiye Cumhuriyeti’ninHazine ve Maliye Bakanı koltuğunda oturan zat,İngiliz vatandaşı Mehmet Şimşek söylüyor bunu!Ben başka bir şey eklemiyorum!EYT, muhalefet yüzünden oldu diyen,Gri listeden,Sayın Cumhurbaşkanının gayretleri ile çıkıldı diyen zat söylüyor.KKM ile 818 milyar zarar ettirilen hazinenin bakanı söylüyor.Toplumu enflasyona ezdirmedik diyen zat söylüyor.Asgari ücret yüksektir,Maaş zammına gerek yoktur diyen zat söylüyor.Enflasyonun %75 olduğu ülkenin hazine bakanı söylüyor.Hem de elektriğe %38 zam yapılan hafta söylüyor tüm bunları.Vergimatik Mehmet’inDiğer açıklamalarına girmeyeceğim.Çünkü onun da gideceği yer bellidir.Kendinden öncekiler gibi,Yani saray damadı ve epistomolojik Nurettin gibi,Ya da Fahrettin Koca ve Mehmet Özhaseki gibiBir gece ansızın,Saraydaki amiri onu da affedecektir.O da Londra’ya dönüp,Gerçekten ait olduğuİngiltere’nin finans dünyasıyla kavuşacaktır.Aziz milletim!Ekonomik kriz,85 milyonluk bir ülkenin kaynaklarıOnu sürekli olarak sömüren bir saray ekonomisi varken,Eğitim, sağlık ve diğer yaşam giderleri,Sırtından karşılanan 10 milyonu aşkın bir kaçak nüfus varken düzelemez.85 milyon insanın kazançları,Saraydaki ihale zenginlerine aktarılarak cari açık kapatılamaz.Türk milleti saraya yamanmış bir oligarşinin,Affedilen vergi borçlarına karşılık,Aldığı nefese haraç vererek, hak ettiği refaha kavuşamaz.Aksine,Her gün bu delik büyüyecek,Her gün açıklar artacaktır.Hele de hazinesinin başında,Mehmet Şimşek gibiBir duyun-u umumiye memuru varken,Yaşanacak olası sahte baharların arkasındanDaha büyük kışlar geleceği açıktır.Bu kafa iktidardan düşmedikçe,Ne bu fiyatlar düşecek,Ne de halkımızın alım gücü yükselecektir.Daha önceki dönemlerde deBu ekonomi anlayışından hiçbir hayır gelmedi bu millete.Türk milletinin değil,İçerideki ya da dışarıdakiFinans piyasalarının mümessili olan hiç kimseden,Dün ve bugün bu ülkeye hiçbir hayır gelmediği gibi,Yarınlarda da gelmeyecektir.Bu gibi kimselerin,Yalan yanlış politikaları ile yaşanan yalancı baharların sonu,Ülkenin sömürülmesi ve insanının hayatlarının çalınmasıdır.Borçlandırarak uyuşturma,Uyuştururken deMemleketi sömürgeleştirmenin aparatlarıdır bunlar.İşte o yüzden,Bunların oldukları yerde kirli ve temiz para farklılıkları,Helal ve haram ayrımları olmaz.O yüzden kamu kurumlarınıPerşembe pazarında limon satar gibi satarlar.O yüzden mafyaların, çetelerinUyuşturucu baronlarının paralarını bile almakta bir beis görmez,Bunun için üzerine bir de Türk vatandaşlığını bileEşantiyon malzemesi yaparlar.Sonra da utanmadan “başardık” diye tweet atarlar.Kimse sormaz zannederler çünkü,O gri listeye niye girdik diye?Kimse sormaz zannederler çünkü,Bu kadar çete lideri niçin İstanbul’da yaşıyor diye?Teröristlerin, ayakkabı numaralarına kadar bildiğini iddia edenEski İçişleri Bakanı gibi,“Ezan dinmez, bayrak inmez” diye yıllarca edebiyat yapıp,Devlet işi yerine sigorta işi yaptığı için alışıktırlar böyle şeylere.Çünkü bunlar,Türk yurdunu adaletle abat edecekleri yerdeZulüm ile berbat ederler.AK Parti hep bir unutuluş halidir.3 yıl önce gri listeye sokan AKP iktidarıdır.O gün bunu gururla savunur.Yok teröre yol vermedik o yüzden girdik derler.3 yıl sonra gri listeden çıktık diyeDüğün bayram edip,Bunu müthiş bir başarı olarak kabul ederler.Sokan kendileri, bu millete unuttururuz diye hayal ederler.Saray beyleri! Unutturamazsınız!Çünkü burada milletin hafızası ve varlığını milletine adamış,Milleti için unutturmamaya and içmiş biz varız!Bu millete yaptığınız tüm kötülüklerin hesabını sormak için buradayız.Değerli dava arkadaşlarım,Başka neyi unutturmak istiyorlar şimdi?Esad’ı… yani başımıza örmeye çalıştıklarıMilyonlarca geçici sığınmacıyı veŞehirlerimizin demografik yapısının değişmesi sebebini.Ne diyor Sayın Erdoğan?“İlişki kurmamamız için hiçbir sebep yok.Suriye’nin içişlerine karışmak gibi bir derdimiz asla olamaz.Esad’la daha önce olduğu gibi yeniden görüşebiliriz”Keşke uyarılarımıza kulak verip, doğru adımları daha önceden atsaydı.Her hafta aklı başında her Türk vatandaşı gibiBu sorunu gündeme getiriyoruz amaHer saat daha da ağırlaşan,Daha tehlikeli hale gelen bir tablo beliriyor.Türkiye’nin demografik saldırı altında olduğunu,Sığınmacı ve kaçak meselesinin beka sorununa dönüştüğünüVe hükümetin verdiği bütün rakamlarda yalan söylediğiniHer fırsatta söylüyoruz.Önceki gün Kayseri’de bir çocuğun başına gelenler deBunu bizlere en şiddetli biçimiyle gösterdi.Ve yine söylemiştik:Türkiye’de birbirine en yakın iki zihniyet vardır:Cumhuriyet fikrine düşman olanlarla,Türk milleti fikrine düşman olanlar birbirinin birçok konuda ikizi gibidir.En büyük ortak özellikleri de,Bir ulus devlet olan Türkiye Cumhuriyeti ile tarihsel kavgalarıdır.İkisinin de kaçaklar konusundaki tavırları bellidir.İkisi de sığınmacıların kalmasını istemektedir.Suriyeli sığınmacılar ve kaçaklarBirisi için,Türk ulus devletinin nüfusunu değiştirerek,Onu kökünden yıkmanın aracıdır.Diğeri için deKendi vatanları yerineTürkiye’ye yerleşmiş Suriyeliler sayesindePKK’ya devlet kurmanın vesilesidir.İktidar makamındakiler!Zaman daralmaktadır.Siz çözümü görmezden geldikçe,Yani sığınmacı ve kaçaklarıÜlkelerine göndermeyi reddettikçe,Türk halkı kendi çözümünü bulmaya çalışacaktır.Siz çözüme ayak direttikçe,Şiddeti çözüm olarak sunanlar da olacaktır.Ve yıllardır yürüttüğünüz yanlış politikaların bedelini,Sadece çoluk çocuk,Sadece vatandaşlarımız,Sadece masumlar ödeyecektir.Sizleri buradan uyarıyorum.Çözüme direnmeyin!Çözümsüzlüğü teşvik etmeyin!Kendi acziyetinizi, devlete mal etmeyin!İdeolojik hezeyanlarınızınVe mezhepçi saplantılarınızın yenilgisiniTürk milletine mal etmeye çalışmayın!Evet Saray beyleri!Bildiğinizi artık kendinize itiraf edin.Stratejik ve derin bir şekilde yenildiniz!Ama unutmayın ki;Yenilen sizsiniz, Türk milleti değildir!Büyük savrulmaların,Geri viteslerin ve kandırılmaların lideri Erdoğan,Kardeşim Esad’tan, Zalim Esed’eZalim Esed’den, Sayın Esad’eTam yirmi senelik serüven, yirmi senelik bir savrulma yaşadı.Peki bu savrulmanın sonucundaMemleketimizin başına ne işler geldi?Bir,Türkiye, dünyada en fazla sığınmacıVe kaçak barındıran ülkesi konumuna geldi.10 milyondan fazla kaçağa/sığınmacıya/mülteciye-adını siz koyun- ev sahipliği yapıyor.İki,Suriye’nin kuzeyinde,Emperyalizm eliyle ve stratejik göç mühendisliği ileBir terör devletinin demografik altyapısı oluşturuldu.Üç,Suriye’nin kuzeyinde 100 bin kişilik bir PKK sürüsüGöz göre göre konuşlandırıldı. Devlet kurmaya çalışıyor.Dört,Türkiye, bu ekonomik dar boğazın içerisindeKaçaklara 100 milyar dolardan fazla para harcadı.“Kardeşim Esad’dan”; “Katil Esed’e”Birkaç gün önce de “Sayın Esed’e” geçen süre içindeTürkiye’nin ödediği bedellerin sadece ufak bir kısmı işte bunlardır.Geldiğimiz noktada,Erdoğan ve Emevi Camii’inde namaz kılma hülyasına kapılanİhvancı, Ensarcı avanesininTürkiye’yi soktuğu malum Ortadoğu bataklığı macerasının neticesindeTürkiye’nin bir mülteci kampı haline getirilmesi,“Hata yapmışız Allah bizi affetsin” diyerekİçinden çıkılabilecek bir iş değildir.Çünkü,Türk milleti bunalmıştır…Ne orman yangınını,Ne mutfak yangınını,Ne adalet yangınını,Ne de milli gurur ve şeref yangınını,Söndürmeye niyeti olmayanlarOnun devletine el koymuşlardır.Ve elbet onu geri kazanacaktır.Çünkü,Türk milleti öfkelidir,Kendi vergisiyle,Kazancıyla yapılan hastanelere gidememekten,Mahallesindeki parkta oturamamaktan ,Kadınına, kızına göz diken sapıklardan öfkelidir.Ve kendi rızası olmadanSırtına yüklenen bu haksız ve ağır yüküTürk milleti daha fazla taşımayacaktır!Bu esaret zincirini kırmayaBu kamburu atmaya kararlıdır.Bu yüzden dePazar gecesi Kayseri’dePazartesi günü ise Suriye’nin kuzeyinde yaşananları,Türk milletinin bugünkü ve gelecekteki varlığına dönükAçık ve sürekli hale gelmiş yıkım projesininOlağan sonuçları,Beklenen yansımaları olarak görüyoruz.10 milyondan fazla kaçak ve sığınmacı barındıran bir ülkePek tabiidir ki her türlü riske açıktır.Provokasyon olabilir.Provokatörler de olabilir.Özellikle Suriye devleti ile ilişki kapılarıSessiz sedasız açılmışken,Ve Erdoğan eski kankasınaTekrar “Sayın” sıfatıyla hitap ediyorkenProvokasyon beklememek ahmaklık olur.Emperyalist güçlerin Türkiye’yi rahat bırakmamak içinTürlü oyunları sahneye koymaya kalkışacakları bilinen bir gerçektir.Bunlara karşı elbette dikkatli olmak ve oyunlara gelmemek lazımdır.Ancak ortada duran bir gerçek vardır:Nasıl ki kurumuş çam ağaçlarıyla dolu bir ormanYaz sıcağında tutuşmak içinKüçük bir kıvılcımı bekliyorsa,Yıllardır sabreden milletimizinSabır taşını çatlatmak içinUfak bir olay kafidir.Küçük bir kız çocuğuna yapılanlarVe Türk bayrağının indirilmesi ve yakılmasıKüçük kıvılcımları aşan alevlerdir.Yani sorumlu ve provokatör arayışı beyhudedir.Aslolan tedbir almaktır.Savaştan kaçanlara yardım ederken deTedbirsiz gelenlerin gidişini düşünmeye başlarken deTedbirle işe başlamak lazımdır.Ancak ortada duran bir diğer hakikat de şudur:Kaçakları kim doldurduysa,Sınırlarda açık kapı siyasetini kim yürüttüyseSavaş koşulları sona ermesine rağmenKaçakları kalıcı hale getirmek içinKim teşvik edici işler yaptıysaBu yangının sorumlusu odur,Bir ülkeyi idare edenlerinŞahsi hırslarıyla alacakları kararlar,Tedbirsizlikle yapacakları işler,Başka sıkıntıları da beraberinde getirecektir.Milletimizin çoğunluğunun daBenzer görüşlere sahip olduğunu biliyoruz.Dolayısıyla gelinen durumda,İnsanımıza adeta onunla alay edercesineSözde bir itidal çağrısında bulunmuyoruz!Yapılması gereken çözüme yönelik gerçek bir itidal çağrısıdır.Zira sözleri, eylemler güçlü kılar.Milletimiz senelerdir her konuda itidal gösterdi.15 Temmuz’da tankların karşısında bileİtidalinden taviz vermeden canı pahasınaDevletini sokaktan topladı.Hukuktan, adaletten umudu kestiAma itidalini kaybetmedi.Milletten itidal bekleyenler,Milletin hassasiyetlerini görecek,Duyacak ve gereğini yapacaktır.İtidal çağrısı,Ancak geri gönderme kararı ve uygulaması ileDevlet politikasının bir parçası olursa zikredilebilir.Aksi halde sadece Avrupa’danVeya Atlantik ötesinden gelen taleplerinPeşinde koşan iktidarınGününü geçiştirme çabası olarak kalacaktır.Bugün zoraki misafirliğin de,İtidalinin de sonuna gelinmiştir.Zira bıçak kemiğe dayanmıştır.Milletin itirazlarına kulak vermek zamanıdır.Şimdi devletin, acil eylem zamanıdır.Bizim çağrımız da tam olarak budur.Çağrımız,Saraydaki veya sınırlarımızın ötesindeki maddi ve manevi efendilerineDiyet borcu olan ihanet şebekesininBüyük ve küçük piyonlarını kapsamamaktadır.Çağrımız ilk olarak,Taşıdıkları resmi sıfatlarla ve bulundukları makamlarlaHalen, gerçekten devletin ve milletin hizmetinde olduğunu bildiğimizİçişleri, Dışişleri, TSK ve diğer güvenlik birimlerinin mensuplarına,Ve bu sorununBir milli egemenlik krizi yarattığının bilincinde olan,Vatansever devlet insanlarınadır:BİR;Hiç vakit kaybetmeden,Bu demografik yıkım girişimininMilli Güvenlik Kurulu tarafındanBirinci derecede tehdit olarak tanımlanması gerekmektedir.Bu tehdit tanımlamasına uygun şekilde adımlar atılması,Topyekün demografik saldırının bertaraf edilebilmesi adına,Her türlü diplomatik, idari ve güvenlik tedbirlerininBir bütün halinde ve kapsamlı şekilde planlanması gerekmektedir.İKİ;Bu plana uygun olarakRasyonel ve uygulanabilir bir geri dönüş takvimininHükümetçe değil, devlet tarafından belirlenmesiÇözümün ilk aşamasını oluşturmalıdır.ÜÇ;Açıklanan takvime uyulabilmesiVe gerekli eylem ve işlemlerin yürütülebilmesi adınaBu konudaki kararı ve tavrı,Açık ve net olan tüm siyasi partilerinVe tüm sivil toplum kuruluşlarınınBir araya gelebileceği, bağımsız bir kurul oluşturulması şarttır.DÖRT;Kaçak ve sığınmacılar sorunu,Doğrudan doğruya Türk milletinin vatanıYani Anadolu ve Trakya coğrafyaları üzerindekiKayıtsız şartsız egemenlik haklarıyla ilişkili olduğu için,TBMM’nin kurucu sıfatı ve birleştirici çatısı altında buluşulmasıEn doğru yöntemdir.BEŞ;İstenmeyen olayların engellenmesiİnsanımızın endişelerinin giderilmesinden geçer.Türk milletinin an be an gelişmelerden haberdar edilmesi için,Sarayın sekreterlerinden bozma bakanlarınınVeya devlete reklamcılık oynatan iletişim başkanlığının değil,Bağımsız kurulun verilere ulaşması ve paylaşması elzemdir.ALTI;Sorun sadece Türkiye içini değil, dış dünyayı da ilgilendirmektedir.Bu sebeple,Oluşturulacak bağımsız kurulun bir ayağı da,AB, Suriye hükümeti ve BM nezdindeGörüşmeler yürütebilecek bir diplomasi grubundan oluşturulmalıdır.İYİ PARTİ olarak önerdiğimiz veBu gecikmeden hayata geçirilmesi gereken adımlarlaTüm siyasi partileri bir milli mutabakata davet ediyorum.Bu birliktelik,Türkiye’nin gerçek kurucu unsurlarını,Aynı ruh ve kararlılıkla, yüz yıl sonra bir kez dahaAynı demirin tavında birbirine perçinleyerekTürk milletini eşsiz bir yere taşıyacaktır.21.yy’ın mevcut ve potansiyel sorunları karşısındaOnu çözümün tek adresi ve mimarı yapacak,Gerçek bir milli mutabakat zemini yaratılacakMilli bir sinerji oluşturulacaktırAyrıca bu sayede,Saray idaresi içerisinde,Sayılarının hiç de azımsanmayacak miktarda olduğunu bildiğimiz,Ekonomik, ideolojik, etnik veya kültürel sebeplerleSöz konusu yıkım projesine ortak olanlar da by pass edilecektir.Aksi halde milli egemenlik meselesi haline gelen bu sorun,Daha vahim olayların öncüsü,Daha büyük yangınların rüzgarı olacaktır.Türk milleti ve onun CumhuriyetininBir yangında yok olmasını istemeyen herkesBu işte sorumludur ve sorumluluk almalıdır.Çünkü Türk milletinin varlığı ve birliğini devam ettirmesi dışındaDaha büyük ve daha önemli bir mesele ve beka problemi yoktur.Kimsenin bu gerçek karşısındaFeda edemeyeceği bir varlığı da yoktur.Bu sebeple,Yaşanan işgal ve yıkıma itiraz etmek,İktidar çevresindeki gerçek vatan ve milletperver kimseler için deEşsiz bir arınma fırsatıdır.Bugünden itibaren,Türkiye’ye yönelik yıkım planına karşı durmakHer memleket evladının görevidir.Bu görev, büyük bir sorumluluk duygusuyla yerine getirilmelidir.Çözümün yeri sokaklar değildir.“Devlet yoksa millet vardır” denilemez.Devlet, milletin teşkilatlanmış halidir.Türk, devletsiz olmaz, devletsiz kalmaz.Milli varlığımızı tehdit eden her türlü kuşatmayı yaracak kadar güçlüyüz.Bunun için bu zamana kadar yapılmış hatalardan geri dönmek,Ve çağrımıza kulak vererek doğru bir yol haritası takip etmek yeterlidir.İYİ Parti’nin sığınmacılarla ilgili GÖÇ DOKTRİNİ ve EYLEM PLANI tüm teknik detaylarıyla birlikte milletimizin emrine amadedir.Bu büyük sorunun çözümü için her türlü bilgiyi paylaşmayaVe en yüksek katkıyı sağlamaya hazırız.Sığınmacıları kendi vatanlarına gönderecek ve Türkiye’yi bu beladan mutlaka kurtaracağız.Değerli dava arkadaşlarım;Hakikatimiz de ülkümüz de bellidir değişmez.Ülkümüz;Türk devlet yapısında en üstten en altaTemiz ve ilkeli bir yönetim anlayışınınNe pahasına olursa olsun hakim kılınmasıdır.Yolumuz da bellidir:Tek adamın iradesine karşıDemokrasi taleplerinin dile getirilmesidir,MilletimizinYarınlara dair umutlarını yüklenerekOnu muasır medeniyet hedefine ulaştırmaktır.İYİ PARTİ, her daimSamimi eleştirileri bu kutlu davayaBir katkı olarak kabul ederekYararlanmayı benimsemiştirHedef ve amaçlarının gereğini,Sabırla, inanmışlıkla ve ortak akılla yerine getirmiş,Getirmeye de devam edecektir.Yıkım planına karşı yaptığı davet deBunun bir yansımasıdır.İYİ PARTİ açısındanÖnemli ve öncelikli olan,Milletin, bugününü yaşanır,Geleceğini umut dolu kılmaktır.Siyasete bakışı budur.Ve bu anlayışını da her zaman koruyacaktır.İYİ PARTİ,Her şartta milletinin emrinde ve hizmetindedir,Milletin hakikatlerindedir.Şahsım devleti değil,Türk devletinin ülküsündedir.Siyaseti de BEN değilBİZ olarak icra edenlerdir.Bu BİZ,İYİ Parti’yi takip edenlerdir,Bize dua edenlerdirOy verenlerdir.İYİ Parti teşkilatıdır.Meclis Grubudur,Genel Merkezidir.BU BİZ, TÜRK MİLLETİDİR,Velhasıl TÜRKİYE’dir.İtirazlarını, muhatabının gözlerine bakarakMasaya yumruğunu vurarak dile getirenlerdir.Dünü fırsat, bugünü yatırım görmeyenlerdir.Yarınlara kol kolaOmuz omuza yürüyenlerdir.Çünkü söylediğimiz gibi,HakikatlerParçalara ayrılamazlar.Başka gerçeklere de bölünemezler.Türk milleti gibi!İYİ Parti,Sadece 1’e ve kendine bölünebilen asal sayılar gibidir.Kendine bölünse “1 ve bütün”;1’e bölünse “tam kendisi” kalır.Parçalara ayrılamaz…Kuruluş felsefesinin işaret ettiği,Siyasal konum bilgilerine sadık ve sağlam bir yol haritasına sahiptir.İYİLER Hareketinin varlık nedeni kişisel değil,Toplumsal beklentilere dayanır.Umarım ve hatta inanırım ki bu gerçek herkesin malumudur.Bilinsin ki İYİ PARTİİktidar yolundadır, iktidar olmak amacındadır.Dünümüz bizimdir… dünümüzü biliyoruz.Yarınlar bizimdir… Milletin güzel yarınlarını planlıyoruz.Bilmeyen duymayan varsa da tekrar söylüyorum,Adımız Türk milleti, övüncümüz Türkiye Cumhuriyeti’dir.Biz, Anadolu’muzun kardeşlik ocağıyız.Biz, milletimizin umudunu taşıyanlarız.Bizim bir yeminimiz var:MİLLETİN YÜZÜNÜ AĞARTACAĞIZBizim bir sözümüz var:MİLLETİN ÜSTÜNE ÇÖKEN KARA BULUTLARI DAĞITACAĞIZBizim bir ahdimiz var:BAŞARACAĞIZ!Bizim bir kararımız var:YILMAYACAĞIZ!Bir andımız var:O andı da hep birlikte içiyoruz.Haydi buyurun:NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.Allah’a emanet olunuz.
