MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreç kapsamındaki çıkışları sorulan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, ”Devlet Bahçeli eleştirisi yapmak istemiyorum. Onun hakkında kararı ve kanaati millet belirlesin. Eğer bütün bu olup bitenleri onun üzerinden değerlendirmeye çalışırsak bahsettiğin o ‘big brotherlar’ masum hale gelir. Söylediğim belki biraz ağır olacak anlayan açısından. ‘O bunu yaptı şunu yaptı’ değil, bu işin şalterini kaldırmak ona düşmemeliydi. Zaten çıkılan yolculuk yanlış, kullanılan referanslara bakarak bunun yanlış olduğunu söylüyorum. ‘abdullah öcalan gelsin’ abdullah öcalan Beşiktaş’ta mı oturuyor da buraya gelsin? abdullah öcalan Etiler’de mi, Bağcılar’da mı, Gültepe’de mi, Şişli’de mi? Buraya nasıl gelsin? Bu cümle kurulduğunda akla gelen ilk şey, 50 bin vatandaşımızın katline sebep olmuş birisine özgürlük vadeden bir cümle olarak kendini gösteriyor. Bugün geldiğimiz noktada da işin buraya taşınmış olması haklı çıkmama rağmen bana üzüntü veriyor. ‘Gelsin burada konuşsun, örgütünü feshettiğini açıklasın, açıkladıktan sonra da umut hakkından sonuna kadar yararlansın’ demek abdullah ccalan denen caninin serbest bırakılmasının önü açılsın demektir. Bunu en başında ifade etmesi de sahibi olduğu cüretin çerçevesini belirliyor. Böyle bir lafı siz diyebilir misiniz? Sizin diyemeyeceğiniz bir şeyi o telaffuz ediyorsa demek ki ona bunu söyletenler var ve bütün bu olup bitenler onun özgün düşüncesi değildir. Yine bu ifade de ağırlarına gidebilir, söylettirilmiştir.” dedi.
“ÖRGÜT SİLAH BIRAKMAMIŞTIR, KENDİNİ FESHETMEMİŞTİR”
Terör örgütünün silah bıraktığı ve kendisini feshettiği yönündeki değerlendirmelere karşı çıkan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, ”Türkiye’de yaşanan bu ihanet sürecinden kaynaklı birtakım olaylar ki asla o örgütün silah bırakacağına inanmıyorum. Ama bir endişe taşımıyor değilim. Silah bırakmamış bir örgüte emperyal güçlerin baskısıyla silah bırakmıştır da dedirttirebilirler bazı çevrelere. Dolayısıyla sırf o beyanın üzerinden de yol haritasını güçlendiren adımlar atılabilir. İşte o noktada verilmesi icap eden mücadeleden geri durmayacağımızı bilmenizi istiyorum. Çünkü bana göre örgüt silah bırakmamıştır, örgüt kendini feshetmemiştir, örgüt hain emellerinden de amaçlarından vazgeçmemiştir. Örgüt hala 4 kantonlu ayrılıkçı bir devletten bahsediyor. Örgüt hala yerel özerkliklere bağlı olarak federasyondan ve konfederasyondan bahsediyor. Örgütün Kandil’deki yöneticileri, Avrupa’daki yöneticileri, Suriye’de, Irak’ta ve İran’daki uzantıları da silah bırakmayı abdullah öcalan’ın özgürlüğüyle ilişkilendiren beyanlarda bulunuyor. Dolayısıyla Milli Güvenlik Kurulu da Türk Silahlı Kuvvetleri de Emniyet Teşkilatı da İçişleri Bakanlığı da Dışişleri Bakanlığı da örgütün kendini feshettiğini söyleyemiyor. Örgütün kendini feshettiğini söyleyen siyasiler var. O siyasilerin yol göstermesiyle de bir tavsiye kurulu niteliği taşıyan Milli Güvenlik Kurulu’nu bir karar kuruluna dönüştürerek örgüt silah bıraktı mı bırakmadı mı kararını ona vermeye zorluyorlar” ifadesini kullandı.
“BİR KİŞİYİ AFFETMEK İÇİN BU KADAR MANEVRA YAPMAYA GEREK YOK”
Süreç kapsamında Meclis’te kurulması planlanan izleme komisyonuna değinen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “O izleme komisyonu kendisine gelen bilginin ışığında örgütün silah bırakıp bırakmadığına karar verecekmiş. Bir kişiyi affetmek için bu kadar manevra yapmaya gerek yok. Türkiye’yi zorluklara gark etmenin bir anlamı yok. abdullah öcalan denen caniyi serbest bırakmanız noktasında bir yerden bir emir aldıysanız; her şeyi yapan Cumhurbaşkanı’nın bir imzayla bunu yapmaya yetkisi var. Sağlık sorunlarını gerekçe göstererek abdullah öcalan’ı serbest bırakabilir. Ama bu sorumluluğu tek başına üstlenemeyenler, siyasi partileri böyle bir suçun ortağı kılabilmek adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kurdular. O komisyona bir rapor yazdırdılar. O raporun hilafına birtakım yasal düzenlemelerin yapılabilmesini mümkün kılabilecek adımlar attılar. O gün uyardım. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni böyle bir suça alet etmek için bütün bunları yapıyorlar. Şimdi de bunların arzularını yerine getirmek üzere yeni komisyon modelleriyle yine Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni bu suçun ortağı haline dönüştürmeye çalışıyorlar. Biz İYİ Parti olarak mevcut milletvekili grubumuzla bu tuzağa asla düşmeyeceğiz. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Verilmesi icap eden mücadele elbette ki hakkıyla yerine getirilecek bir mücadeledir. Bunu gönül rahatlığıyla yapabilmemin dayandığı yer, milletin bize verdiği görevlerdir. Dolayısıyla hiçbir kaygıya, endişeye kapılmadan doğru yolda yürümeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
“TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBAŞININ REHBERLİĞİNE DEVLET AKLI DİYEMEZSİNİZ”
Terör örgütü liderinin serbest bırakılmasının Türkiye’deki sorunları çözeceği yönündeki yaklaşımı eleştiren Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; “İçinizden ‘abdullah öcalan’ın serbest bırakılması Türkiye’de sorunu çözer.’ diyebileniniz var mı? Yok. Bir kişi demiş olsa, onun görüşünü merkeze alarak bir tartışma yapabiliriz. Siz referans olarak bir sorunun çözülebilmesini, bir terör örgütü liderinin rehberliğine bırakıyorsanız şayet buna devlet aklı diyemezsiniz. Aklınızı karıştıranların kimler olduğunu biliyorum. Zamanı gelince o akıl karışıklığının gerekçelerini de anlatacağım. Bütün bunları emirle yapıyorlar.” dedi.
SURİYE VE İRAN ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRME
Terör örgütünün Suriye ve İran’daki yapılanmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, örgütün bölgesel gelişmelerden yararlanarak varlığını sürdürdüğünü savundu.
ABD’nin örgüt bağlantılı yapılara yönelik desteğine dikkat çeken Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Bize dönüp ‘dünya ve bölge jeopolitiğini okuyamıyorlar.’ diyorlar. Suriye’nin kuzeyinde ne oldu? Örgüt kendini fesih mi etti? Yoksa Suriye’ye entegre olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin kendilerine tahsis edilmiş bütçesiyle varlığını mı sürdürüyor? İran’da da pjak. ‘Örgüt bütün bileşenleriyle birlikte silah bırakmalı.’ diyorlar ama İran’daki pjak rejime karşı ayaklanmak üzere Amerika Birleşik Devletleri tarafından finanse ediliyor, askeri yönden silahlandırılıyor, gerekli mühimmatları gidiyor ve bunun belli bir bütçe karşılığı örgütü taşeron yapmak suretiyle kullanıyor. Şimdi Amerika Birleşik Devletleri’nin fonladığı, silahlandırdığı bir yapıya Türkiye Cumhuriyeti ‘silahınızı bırakın’ diyor. ‘Amerika’nın verdiği silahı adam sana teslim eder mi, siz geri zekalı mısınız?’ diye sorduğumda da bana kızıyorlar. Şimdi ben de size soruyorum. Bu örgüt, Amerika Birleşik Devletleri’nin verdiği silahı, Amerika Birleşik Devletleri dururken Türkiye’ye teslim eder mi? Bunu düşünenler bu konuda bozgunculuk yaptığımızın imasında bulunuyorlar. Bu örgüt emellerinden, hedeflerinden, amaçlarından vazgeçmemiştir ve ne yaparsanız yapın Türkiye’nin başına bela olmaya devam edecektir. Ayrıca bu örgüt sıradan bir örgüt değildir, bir narko-terör örgütüdür. Bu örgütün finansman kaynaklarının ne olduğunu devlet gayet iyi biliyor. Bu örgütün silahlarını tasfiye etseniz parasını tasfiye edemezsiniz. Türkiye’nin aleyhine kullanılmaya da devam edecektir. Dolayısıyla biz de bu konuda milletimizi aydınlatmaya devam edeceğiz. Ama çok doğru ve çok ölçülü bir dil kullanarak bunu yapmaya çaba sarf edeceğiz. Yoksa salt milliyetçi reflekslerimizle bu ifadelerde bulunuyoruz gibi bir töhmetin altında bizi bırakacaklardır. Ben en başından bu yana milliyetçi reflekslerimizle konuşmuyoruz, gerçekler üzerinden meseleyi ele alıp değerlendiriyoruz diye her konuşmam da vurgu yapıyorum” ifadesini kullandı.
BAHÇELİ’NİN “YAĞMUR PROJESİ” AÇIKLAMASINA GÖNDERME
Bahçeli’nin yürütmede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, yasamada ise MHP’nin ağırlık taşıdığı bir siyasi yapı tarif etmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı’nın bu söylemlerle AK Parti’den uzaklaşan Erdoğan destekçilerini Cumhur İttifakı içerisinde tutmayı amaçladığını savundu.
Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu şöyle devam etti:
“Bahçeli’nin aslında çağrısı şudur: ‘Tayyip Erdoğan’ı sevenler size sesleniyorum. Tayyip Erdoğan’ı seviyorsunuz ama partinizden sıtkınız sıyrıldı. Ben buradayım’ diyor. Bunu demeye çalışıyor. Bir de bir yağmur projesi yapmış. Vizyonun ortaya koymak için de ‘Yürütmede Tayyip Erdoğan, yasamada Milliyetçi Hareket Partisi, hedefte de Türk asrı’ diye bir tanımlama yapmış. Böyle şematik şeyleri yapmayı çok sever. Ama bu zamana kadar Türk milliyetçiliğinin yararına attığı herhangi bir adıma şahit olmadım. 1978’den beri tanıyorum, yaklaşık 50 yıla dayanıyor. Yine bir yola çıktı, adına da yağmur projesi demiş. Su güzel bir şeydir. Eğer sudan yararlanmak isterseniz Süleyman Demirel gibi barajlar yaparsınız. Setler, bentler kurarsınız. Ama suya karşı tedbir alamazsanız su felakete dönüşür. Diler ve umarım ki bu yağmur projesi de bir felaket planının parçası olmasın. Çünkü uzun zamandır memleket hayrına bir laf söylediğine şahit olmadım.”
“ELİNİ SIKTIĞIM ADAM İSTİKAMETİMİ TAYİN EDEMEZ”
Yeni yasama yılının açılışı için TBMM Genel Kurulu’nda düzenlenen özel oturum sonrası Bahçeli’nin elini sıkmasıyla başlayan tartışmalara değinen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Adam bana elini uzatmış, sıkmışım. ‘Devlet Bey’in elini sıktı acaba ne olacak?’ diye sosyal medyada bir sürü şey patladı. Benim elini sıktığım adam istikametimi tayin edemez. Önce bilinmesi gereken şey şu; kişinin karakterine kefil olacaksınız. Benden eğer kaygınız ve kuşkunuz varsa onu telafi edebilme şansına sahip değilim. Ben birisinin elini sıkıyorum diye yoluna girmem, birinden menfaat temin ederim siyaseten beslenirim diye fikirlerimi değiştirmem. Onun için size de tavsiyem; maziniz kendinize kefil olsun, mazisi kendisine kefil olan adamdan zarar görmezsiniz.” şeklinde konuştu.
“ALLAH’TAN REVA MIDIR BU?”
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda DEM Parti Eş Genel Başkanı’yla yaşadığı diyaloğu anlatan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, söz konusu konuşmayı gizlemediğini aksine herkese anlattığını ifade etti.
Sosyal medyada milliyetçilik üzerinden siyaset yapan bazı çevrelerin trolleri tarafından hedef alındığını söyleyen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Türkiye’de siyasi partiler arasında sosyal medya trolü olmayan tek parti İYİ Parti’dir. Bir resepsiyonda iki kelime laf ediyorum hem de 23 Nisan Bayramı’nın resepsiyonunda. DEM Parti’nin Eş Başkanı’yla rastlaşıyorum ve adamlara söylediğim şu; ‘Demek size büyük taahhütlerde bulunmuşlar ki Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluş yıl dönümünde resepsiyona gelmişsiniz’ diyorum. Ne konuştuğumu da herkese anlatıyorum. Sosyal medyada milliyetçi geçinen arkadaşların trollerinin saldırısına uğruyorum. Allah’tan reva mıdır bu?” dedi.
CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ
Cumhurbaşkanlığı seçimleri kapsamında kamuoyunun gündemine gelen isimler üzerinde başlayan tartışmalar sorulan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “En başında söyledim. Üç defa seçilmiş bir cumhurbaşkanının yeniden aday olabilmesinin önünü açabilecek adımları atmak suretiyle onun iştahını kabartmayın dedim. Birtakım uyarılarda bulundum. Keşke haklı çıkmasaydım. Zamansız çıkarılan bir Cumhurbaşkanı adayı gördüğünüz gibi hukukla bağdaşmayacak, vatandaş tarafından bakıldığında da adaletle ilişkilendirilemeyecek bir sürecin içine itildi. Şimdi de geleceğe dair kararların yine düşünülmeden hızlıca alınmasını arzulayanlar var. O siyasi ittifakların şimdiden çerçevesini belirleyip stratejinin ortaya koyulmasını arzulayan çevreler var. Çok dikkatli davranmak zorundayız. Dolayısıyla da hiçbir şüpheye yer yoktur ki bu cumhurbaşkanlığı seçiminden başarıyla çıkmak gibi bir mecburiyet bekliyor bizi. İYİ Parti olarak, İYİ Parti’nin Genel Başkanı olarak elbette ki geleceğe dair kararları tek başına alıyormuşuz gibi algılanıyor ama bizim yetkili kurullarımız var, Genel İdare Kurulumuz var, Başkanlık Divanımız var Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde parlamento grubumuz var, kurultayımız var, il ve ilçe teşkilatlarımız var. Bu sorduğunuz sorunun cevabını onlarla istişare ederek alacağız. Bir cumhurbaşkanı adayı var ve o adayın da stratejisi varsa, o kazanacak adayın stratejisine zarar verecek adımları atmaktan azami ölçüde uzak duracağız.” ifadelerini kullandı.
“MANSUR YAVAŞ ADAY OLACAKSA ADAYLIĞINI KENDİ AÇIKLAR”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın olası adaylığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Aday olacaksa, bunun kararını verecek olan da kendisidir. O kararı tebliğ etmeden, kararına dair stratejisini yaşama geçirmeden, onu daha aday olmadan aday ilan etmek çerçevesini belirlediği yol haritasına zarar verir. Dolayısıyla Mansur Yavaş aday olacaksa adaylığını açıklar. Bu soru o zaman sorulduğunda cevabını çok net veririm. Mansur Bey aday oldu, buna rağmen Yeni Parti de bir aday çıkardı ya da Cumhuriyet Halk Partisi bir aday çıkardı; o duruma bakarak da söylenmesi gerekeni söyleriz. Erkenden bir şey söylemeyi yerinde bulmuyorum. Ama bugün Mansur Yavaş ‘Ben adayım’ derse toplum nezdinde bu seçimi kazanabilecek bir yeterliliğe sahip. Bunu da görüyorum. Bu yeterlilik ortadayken bu yeterliliğe katkı sağlayabilecek adımları atmak gerekirse de o adımları atmaktan zerre geri durmam. Bunun bilinmesini isterim. Ama iktidarın eline üzerinde tepineceği yeni bir malzeme vermekten de azami ölçüde uzak durmaya çalışıyorum.” şeklinde konuştu.
“KAZANACAK OLAN ADAYI ORTAK AKILLA BELİRLEMEMİZ GEREKİYOR”
Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday belirleme sürecinin kişisel tercihler veya siyasi dayatmalar üzerinden yürütülmemesi gerektiğini vurgulayan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu; ‘’Herkes bana ‘Şu aday olursa ne yaparsınız, bu aday olursa ne yaparsınız?’ diye soruyor. Siyasi partiler iktidar olmak için kurulur. Herkesin elbette ki yeterliliği varsa Cumhurbaşkanı adayı olmak gibi bir hakkı var. Bana da soruluyor bazen. ‘Mansur Bey’in başına şu gelirse, Özgür Bey’in başına bu gelirse, ötekinin başına bu gelirse siz ne yaparsınız?’ diye soruyorlar. Ben de ‘Millet hangi görevi verirse, o görevi yerine getirmekten geri durmam’ diyorum. Dolayısıyla böyle bir durum söz konusu. Bu laflarımdan ‘Adam da cumhurbaşkanı adayı olacak’ diye bir sonuç çıkmasın. Kazanacak olan adayı ortak akılla belirlememiz gerekiyor, dayatmamamız gerekiyor. Milletin belirlediği adayın yanında saf tutmak siyasetçinin görevidir. Öyle bir durum söz konusu olduğunda hiç kimsenin aparatı olmam, bozgunculuk da yapmam. Bunu iyi bilmenizi istiyorum.” dedi.
“AYRILDIKLARI PARTİNİN KAPISI ARDINA KADAR ONLARA AÇIK”
Zafer Partisi ve Anahtar Parti ile birleşmeleri yönünde yapılan yorumlara değinen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, söz konusu partilerin İYİ Parti’den ayrılan isimler tarafından kurulduğunu hatırlattı.
“Ben ayrılış gerekçelerinin ideolojik olduğu kanaatini taşımıyorum” diyen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Çünkü hem Sayın Ümit Özdağ’ın hem de Sayın Yavuz Ağıralioğlu’nun karakterinin ve bakış açılarının ne olduğunu biliyorum. Meseleye ideolojik pencereden bakıldığında nasıl yaklaştığını da gayet iyi biliyorum. O zaman herhangi bir fikri ayrılık yoksa, bu düzeni destekleyen bir tavrın sahibi değillerse, Türkiye’de yaşanan birtakım olumsuzlukların aparatı haline dönüştürülmemişlerse ve hepsinden önemlisi yola çıktığımız andaki çizgiyi muhafaza ediyorlarsa ayrıldıkları partinin kapısı ardına kadar onlara açıktır. Herkesi, İYİ Parti’nin çatısı altında buluşmaya davet ediyorum. Çünkü ayrılık gerekçeleri ortadan kalkmıştır demektir. Ama meseleye ‘Siyasi tüzel kişilik oluşturduk. O tüzel kişiliğin anlamı içerisinde birtakım konuları konuşarak geleceğe dair projeksiyonlar üreteceğiz ve dolayısıyla önceden konuşulması gereken hususlar, yapılması icat eden pazarlıklar vardır.’ diye bakılıyorsa; ben bu toplumun, bu milletin, bu devletin hiçbir değerinin pazarlık konusu yapılamayacağını söyleyenlerdenim. Dolayısıyla kimseye herhangi bir kapıyı kapatmıyorum. Kollarımla birlikte, gönlümle birlikte kapıları da ardına kadar açıyorum. Ama ayrılık gerekçeleri şayet ortadan kalktıysa nefislerin bir tarafa bırakılarak, hırsların bir tarafa bırakılarak memleket için yerine getirilmesi icap eden çalışmaların müştereken yürütülmesinin de önünü açıyorum. Yani ben bu işin oyunbozanı değilim. Ben neden ayrıldık diye üzülenlerdenim” ifadesini kullandı.
“TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ DEYİNCE AKLA ‘İHANETE APARAT OLMAK’ GELMEMELİ”
Türk milliyetçiliğinin siyasi pazarlıklar ve çıkar ilişkileriyle anılmasına karşı olduğunu vurgulayan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, milliyetçilik ve cumhuriyetçilik arasındaki bağa dikkat çekti.
Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesini oluşturan Türk milliyetçiliği fikrinin eksikliklerle anılmasından yana değilim. Bundan üzülüyorum. Türk milliyetçiliği deyince akla, ‘ihanete aparat olmak’ gelmemeli. Türk milliyetçiliği deyince akla, siyasi pazarlıklar gelmemeli. Türk milliyetçiliği deyince akla, siyasi alanda alınıp satılmalar gelmemeli. Hiçbir Türk milliyetçisi bu olumsuzluklarla anılmamalı. Ama şu anda baktığınızda ne görüyorsunuz? Pazarlık yapanlara baktığınızda, benimle aynı sıfatı taşıdığını görüyorsunuz. Alıp satmanın olduğu yerde yine o sıfatla alındığını görüyorsunuz. İhanete aparat olunması gibi bir durum söz konusu olunca sıfat tanımlaması aynı. Ben başkalarının tanımladığı milliyetçilerden değilim arkadaş. Benim olduğum yerde açık ve net söylüyorum: Devleti ebet müddet felsefesine inanmış, cumhuriyete ve cumhuriyetin değerlerine sadık kalmış; cumhuriyetçilikten uzak bir milliyetçilik anlayışını reddeden, milliyetçiliği reddeden cumhuriyetçiliği tanımayan biriyim. Bu konuyla ilgili hiçbir lafımı da siyasi gerekçeyle sarf etmem” açıklamasını yaptı.
“İYİ PARTİ’NİN ÇATISI HEPİMİZE YETER”
Milliyetçi partilerin birleşmesi yönündeki çağrılar kadar ayrılık nedenlerinin de sorgulanması gerektiğini vurgulayan Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Bana hep ‘Ne zaman birleşiyorsunuz?’ diye soruyorlar. Bir de çıkıp ‘Neden ayrıldınız?’ diye sormanızı istiyorum. ‘Beklentilerimize karşılık bulamayınca beklentilerimize karşılık bulabilecek bir parti kurmayı tercih ettik.’ Meseleniz bu ise sırf bir beklentiye karşılık bulmak adına parti kurmak yerine başka türlü sorumluluklarını da üstlenilmesi gereklidir türünden bir karşı duruşum ve tavsiyem olur. Tekraren söylüyorum. Partimizin kapısı ardına kadar açıktır. Ben hem Ümit Bey’i hem Yavuz Bey’i çok severim. Bilirim ki Yavuz Bey ve Ümit Bey de beni çok sever. Herhangi bir fikri ayrıldığımız ve aykırılığımız yoksa, siyasi ayrılığımızın ortadan kaldırılması için de teklif ediyorum. İYİ Parti’nin çatısı hepimize yeter. İYİ Parti’nin milliyetçiliği hepimize yeter. İYİ Parti’nin cumhuriyetçiliği hepimize yeter. İYİ Parti’nin kalkınmacılığı, İYİ Parti’nin demokratlığı hepimize yeter. Gelin bir araya gelelim, o sinerjiyi oluşturalım ve doğru olan yerden mücadele bayrağını ayağa kaldıralım. Yoksa onun dışında birtakım insanların beklentilerine cevap verebilecek bir bakış açısıyla sorunların çözümünü tercihinde bulunacağımızı zannedersek bundan netice alamayız. Bu yapılardan başka başka partiler bile çıkar” dedi.
“NEFİSLERİMİZİ AYAKLARIMIZIN ALTINA ALALIM VE MEMLEKET İÇİN YAPILMASI GEREKENİ YAPALIM”
“Bizi ayırmak için ellerinden geleni yaptılar” diyen Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, “Şimdi de ‘Bu ayrılığı sen düzelt.’ diyorlar. Ben de size diyorum ki, ben herkesi seviyorum. Biliyorum ki onlar da beni seviyor. O zaman ‘Ayrı durmaktan muratları nedir?’ sorusunu soruyorum. Oralara gönül vermiş insanlara istiskal etmek istemiyorum. Söylenecek çok fazla şey olabilir ama bir sorumluluk makamında iseniz o makamın ağırlığına bakarak muhataplarınızı da incitmeden sorunları çözmek gerekiyor. Şimdi bana ‘Sen her partiye gittin ama Zafer Partisi’ni ve Anahtar Parti’yi ziyaret etmedin’ diyorlar. Elinizin vicdanınıza koyun. O partileri ziyaret etmiş olma hali ‘İyi ki bizden ayrıldınız’ demek anlamına gelir. ‘Ayrıldınız ve ben konumunuzdan mutluyum’ demek anlamına gelir. Ben bunun ızdırabını yaşıyorum, öyle bir tablonun neden parçası olayım? ‘Bize gelmedi.’ Ne yapayım, benden ayrıldınız diye kutsayayım mı sizi? Millet bizi bir araya getirmek istiyor. Fon krizinde bile milletin nefsine uyup uymadığını anlatıyorlar. Nefislerimizi ayaklarımızın altına alalım, memleket için yapılması icap eden en doğru şey neyse de onu yapalım. Ama başkaları sinerjimize zarar vermek için bizi birleştirmeye çalışır, içinde siyasi sorun olan bir parti konumuna dönüştürmeye kalkışırsa İYİ Parti’nin Genel Başkanı olarak buna izin vermem. Çünkü İYİ Parti’ye bu ülkenin ihtiyacı var. Ayrıca milliyetçiliği sadece refleksleri yönüyle ele alan bir bakış açımız da yok bizim. Yani çalışmalarımızı da programımızı da ona göre yerleştirmeye ve hazırlamaya çalışıyoruz. Büyük de emek sarf ediyoruz.’’
Siyasi transferlere de tepki gösteren Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu, bu tablonun önüne geçilebilmesi için siyasi ahlak çerçevesinde yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ekledi.
. Tüm hakları saklıdır. – TÜRKİYE’NİN GÜVENCESİ
